Tekil Mesaj gösterimi
Alt 06.04.07, 21:38   #1 (permalink)
Sevgisun
Süper Tayfa
 
Sevgisun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Nerden: Kemalizm Yaşam Biçimimdir
Mesaj Sayısı: 9.489
Konu Sayısı: 1344
Takım: Beşiktaş
Rep Gücü: 3447
Rep Puanı: 343512
Rep Derecesi : Sevgisun 0-120000Sevgisun 0-120000Sevgisun 0-120000Sevgisun 0-120000Sevgisun 0-120000Sevgisun 0-120000Sevgisun 0-120000Sevgisun 0-120000Sevgisun 0-120000Sevgisun 0-120000Sevgisun 0-120000
Ruh Hali:


Standart Aşk mı! Geçmiş olsun!




Niye hüzünlü bir öykü anlatırken, karşınızdaki -hele kadınsa- gözleri nemlenir, yanakları ıslanır? Duymak istedikleri değil midir onu ağlatan? Anlattıklarımıza mı ağladı sahiden? Gözyaşları, kendi muhayyilesinde beslediği sızılarıdır aslında… Biz, o an, sadece tetikleyici papağan gibiyizdir onun için en fazla…

İnsan, kozmik olana yaklaştıkça, öbür boyuta kaçtıkça, aşkın olana talip oldukça, Tanrı gibi uzaklaştıkça, ulaşılmazlaştıkça, derinleştikçe, belirginsizleştikçe, yittikçe, daha çok aranır, talep edilir. Ve tutkunun, sılanın, aşkın nesnesi olmaya başlar…

Aşk tanrısaldır bu yüzden, kozmik, uhrevi, soyut, metafizik, kevni…

Yoksa niye tapınsın bunca ademoğlu salt biyolojik, organik bir faniye…

Aşkın içinde olan yaşadığını tarif edemez. Çünkü artık kendi değildir…

Aşkın dışında olan aşkı tarif edemez. Çünkü içinde değildir…

Aşk bir haldir. Hali tarife takat dayanmaz…

Aşk ehli olmayan, hali de, tarifi, de takati de bilemez…

Bütün aşk tarifleri yalandır!

Bütün aşk şiirleri, öyküleri, romanları, yazıları koca bir yalan!

Parçalanmış ailelerin, kara nefesli çocukları, eşşek kadar da olsa, bilinçaltına yapışmış travmalardan kolay arınamaz ya hani. Ya da çilekeş çocukluklar yaşamış olan, hüzün melekleri! Onlar da öyle! Terkedilmiş her çocuğun ana-babasına duyduğu asırlık özlemin yerini, sonradan nedense sıkı bir öfke alır! ‘Aşk’ ta da bu böyle…

Aşk, tutku, liseli bağımlılığı vs. Ulaşamayınca küfretmeye başlamaz mı, nesnesine… Kahretmez mi, intikam duyguları kemirmez mi tüm benliğini….

İşte hep o ‘aşk’ın, ‘aşk’ olmamasındandır... ‘Aşk yapmak’ diyerek, kavramların bile ******leştirildiği bu çağda, ‘aşk’tan bahsetmek kepazeliktir düpedüz!

Geçmişte çok popüler olan, gözlerin ve kameraların üstüne çevrildiği, her sözünün, her eyleminin manşetlere taşındığı bir meşhurun, şimdi köşesinde yaşadığı terkedilmişliği ile nasıl mücadele ettiğini merak ederim hep…

Niye tükendi, niye gözler çevrilmiyor üzerine, bir kağıt mendil kadar değersiz miydi onca yıl? Ki, unutuldu…

Ait olmadığı bir dünyada, yaldızlı şöhret neonları, yerini bir utanç ve rezillik duygusuna mı bırakmıştır? Zerre kadar şahsiyet ve onur taşıyorsa muhakkak utanıyordur zahir!

Zamanın, hiçbir zaman donmayacağını, durmayacağını, suyun geriye akmayacağını bilmek canını yakar insanın. Eğer yaşadığını sanıyor veya iddia ediyorsan, “bir lahzaya tecavüz eden fotoğraf karesinden” ziyade bir kanıt sun öyleyse…

Aslında hiç yaşamadın ki!

Keşkelerle önüne geçmek istediğin senin gelecekteki sesindir. Arzuların bile geçmiş oldu şimdi... Geçmiş olsun..!


ahmet zeki gayberi
__________________
''Türkiye; Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de

Atatürk'e...''







Yok ne düşmanlık
Ne ırk ne cinsiyet
Ne mezhep ne din
El ele tutuşacağız bir gün...
Sevgisun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla