Diger Yildizlar ve Türkler:
"Zuhal (Satürn) yildizini eski Türkler, iyi taniyorlardi. Bazi eski Türk kitaplarinda bu yildizin adi da geçer. Fakat bu ad, henüz daha kesin olarak okunmamistir. Kültür hazinemiz Kutadgu Bilig, bu yildiz için söyle diyor:
"En üstün Zühal (Sekentir)'dir, en önde yürür,
"Iki yil, sekiz ay bir evde kalir!..."
"Müsteri" (Jüpiter), eski Türklerin takvim bilgilerinde, önemli bir rol oynardi. Jüpiter’in, eski Türkçe adi "Eren-tüz" idi. XI. yüzyildan sonra Türkler bu yildiza "Ongay" demege baslamislardi. Bugün Anadolu’muzun bir çok yerlerinde, bu yildiza "Öngay" veya "Öngey" adi verilmesi de, üzerinde durulmasi gereken önemli bir meseledir. "On iki hayvanli Türk takvimi, on iki gezegen burcun, dönüs sürelerine göre kurulmustu". Jüpiter’in dönüs süresi de, on iki burcun dönüslerine yakindi. Bu bakimdan Türkler, Jüpiter’e büyük bir önem vermislerdi. Kutadgu Bilig, bu yildiz için söyle diyordu:
"Ondan sonrada gelir, ikinci olur Onay,
"Her evde kalir on ay, ayrica da iki ay!...!
"Merih" (Mars) yildizinin "Kizil rengi" Türklerin gözlerinden kaçmamistir. Avrupa'da bu yildiza, "Kirmizi yildiz" diyenler yok degildir. Eski Türkler ise, Merih yildizina "Bakir Sokum" derlerdi. Türk mitolojisi ve düsüncesi bakimindan, Kutup yildizi, yani "Demir kazik" la bir benzerligi vardi. Anadolu'da Merih'e, "Yaldirik" da derler. Bu da, çok eski Türkçe deyimdir. Karahanlilar çaginda Türkler Merih'e "Kürüd" demege baslamislardi. Türklere göre Merih yildizi, korkunç ve atesi ile her seyi yakan bir yildizdi. "Bakir sokum" adi da bundan dolayi verilmis olmaliydi. Kutadgu Bilig, onun için söyle diyordu:
"Üçüncü Merih (Kürüd) gelir, korkunç gururlu yürür,
"Bir defa kime baksa, yesermis bile kurur!..."
"Utarit" (Merkür) ugurlu bir yildizdi. Bunun için eski Türkler de ona, "Tilek" yani "Dilek" derlerdi. Utarit'e karsi dilekler, dilenir ve bu dilegin yerine getirilmesi beklenirdi. Yine çok eski bir Türk sairi olan Yusuf Has Hacib, onun için söyle diyordu:
"Sonra geldi arzu, "Tilek" arzular,
"Kime yakin gelse, özüne baglar!..."
Türkler burçlari da çok iyi tanirlardi:
Türkler, "Koç burcu"na, "Kuzu"; "Boga burcu"nah da "Ud" yani "Öküz" burcu derlerdi. Sonradan boga denmistir. "Ikizler" burcu için söylenen "Erendir" ile "Akrep" burcunun Türkçe adlari "Kuçik" da, çok eski Türkçe deyimlerdir. Kutadgu Bilig, bu burçlari söyle anlatiyor:
"Yaz yildizi Kuzu, sonra da Boga (ud) gelir,
"Ikizler (Erendir), Akrep (Kuçik) ile, dostça yan yana gelir!..."
Eski Türkler, "Arslan burcu"na, yine "Arslan" derlerdi. "Basak burcu" için ise, "Bugday " veya "Bugday basi" deyimi kullanirdi. "Yengeç" burcuna da "Çadan" yani çayan derlerdi:
"Gök arslan burcu ile, komsu bugday basi,
"Sonra Terazi burcu (Ülgü), oldugu Yengecin (Çadan) esi!..."
"Oglak, Kova, Balik" burçlarinin adlari eski Türkçe'de de degisik degildi. Eski Türkler, Kova'ya "Koga" derlerdi. Kova'nin daha eski Türkçe'si ise, "Könek"ti:
"Sonra da geldi Oglak, Kova (Könek), ile hem Balik,
"Bunlar dogarsa eger, aydin olur, gök kalik!..."
Anadolu'da Türkler, Islâmiyet’in ve Batinin tesirleri altinda Kova burcuna, "Saka yildizi" da demislerdi.
Türk Halk edebiyatinda yildizlar:
Eski Türk sözlüklerinde yildizlar hakkinda çok bilgi vardir. Fakat bunlari mitolojideki yerlerine yerlestiremedigimiz için hepsinden söz açamadik. "Kutadgu Bilig" de oldugu gibi, yerin çiçegini gögün yildizlarina benzeten halk siirleri de yok degildiler. Meselâ Ercisli Emrah'in su siiri bunun için güzel bir örnektir:
"Kapida yayilir Koyunla kuzu,
"Yerin çiçegisin, gögün yildizi".
Ordu içindeki asker sayilarini gökteki yildizlara benzetme de, eski Türk edebiyatinin bir özelligidir. Gerçi bu benzetmege, Iran edebiyatinda da rastlanirdi. Fakat Karacaoglan herhalde bundan habersizdi.
"Karacaoglan der ki, burda durulmaz,
"Gökteki yildizdan çoktur sayilmaz!"
Türk halk edebiyatinda, yildizlar için söylenmis çok sey vardir. Bektasî "Devriye"lerinde sik sik burçlardan ve dervislerin bu burçlara ugradiklarindan söz açilir. Bu, "Insan-i kâmil" in ruhunun yaptigi devirle ilgilidir. Yoksa devriyeler özel olarak burçlar için söylenmis siirler degil idiler.
__________________
Amin..