AFYONKARAHİSAR
Afyonkarahisar, Tarihi dokusu, şifalı kaplıcaları, maden suları,mermeri,kaymak şekeri ,sucuğu ve haşhaşı ile tanınan ilimizdir.
Afyon'a komşu iller arasında Eskişehir, Kütahya, Denizli, Uşak, Burdur, Isparta ve Konya yer alır. 29° 40' ve 31° 43' doğu boylamları ile 37° 45' ve 39° 17' kuzey enlemleri arasındadır.
Ege Bölgesi’nin Akdeniz’e ve İç Anadolu Bölgesi'ne açılan kapısı ve önemli bir kültür merkezidir.
Afyon, Kurtuluş Savaşında önemli bir yer işgal etmiş, zaferlere sahne olmuş milli tarihimizde ve kahramanlık destanlarında asırlardır müstesna bir yeri bulunan tipik bir Anadolu şehridir. Trafik kod numarası (03)’tür.
İSMİNİN KÖKENİ
Selçuklular “Akroenos” ismi ile anılan bu bölgeyi feth edince, sarp kayalar üzerinde yükselen kaleye izafeten “Karahisar” (Karakale) demişlerdir. Kalenin etrafındaki şehrin ismi Karahisar olmuştur. Frikyalılar bu şehire “Sineda” derlerdi.
Türkler, Anadolu’da pekçok yere “Karahisar” ismi verildiğinden, burasının isminin diğerlerinden ayırd edilmesi için Selçuklu beylerinden Sahib Ataoğlu’na izafeten “Karahisar-ı Sahib” (Sahip Karahisarı) denmiştir.
Cumhuriyet devrinde bölgede yetişen haşhaştan elde edilen Afyon’dan dolayı ismi Afyonkarahisar olmuştur.
AFYONKARAHİSAR'IN TARİHİ
Afyon’un ilk sahipleri Hititlerdir. Pekçok höyüklerde Hititlere ait tarihi zenginlikler ortaya çıkarılmıştır. Afyon kalesini yapan Hitit imparatoru “Mürsil”dir.
Hititlerden sonra Sakarya boylarında hüküm süren Frikler (Frikyalılar) Afyon’a sahip oldular. Frikyalılar bu şehre “Sineda” ismini vermişlerdir. Afyon müzesi, Hitit ve Frikyalılara ait eserler bakımından en zengin olanıdır.
Frikyalılardan sonra Lidlar (Lidyalılar) bu bölgeye sahib oldular.
M. Ö. altıncı asırda Perslerin eline geçti. M.S. 4. asırda Makedonya Kralı Büyük İskender’in istilasına uğradı. Bunun ölümünden sonra Selevkosların, sonra da Bergama Krallığının eline geçti. M.S. 2. asırda Bergama Krallığı ile birlikte Roma İmparatorluğuna katıldı.
Roma İmparatorluğu M.S. 395 senesinde ikiye ayrılınca burası Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğunun elinde kaldı.
Müslüman Araplar ve İranlı Sasaniler Afyon’a kadar geldiler. Müslümanların meşhur kahramanlarından Battal Gazi’nin Afyon’da Bizanslılarla savaşırken 739 senesinde şehid olduğu rivayet edilmektedir.
Bizanslılar, Afyon’a "yüksek kale” manasına gelen Akronium (Akroenos) ismini verdiler
1071 Malazgirt Savaşından sonra Anadolu Fatihi ve Anadolu’daki Türk devletinin kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şah bütün Anadolu gibi Afyon’u da feth etti. 1146’da Birinci Kılıçarslan, Bizans İmparatoru Manuel Komnenos’u Bolvadin civarında yendi.
Birinci Haçlı Seferinde haçlı orduları Afyon’u geri aldılar. Afyon şehri civarında Türklerle Bizanslılar arasında büyük ve kanlı savaşlar oldu. Selçuklular, Afyon’u Bizanslılardan yeniden aldılar.
Selçuklu sultanı Alaeddin, Afyon şehrini imar ettirdi. Devlet hazinesi burada saklandı. Bu sebepten Selçuklu devrinde, Afyon’un bir ismi de “Hisar-ı Devlet”, Devlet hazinesinin saklandığı hisar olmuştur.
Moğolların Anadolu genel valisi Timurtaş, taht şehri Konya'yı işgalden sonra Afyon’u kuşatmış, fakat Selçuklu veziri Sahib Ata şehri teslim etmemiştir.
On üçüncü asrın ikinci yarısında Sahib Ata Fahreddin Ali Bey, oğul ve torunları da asrın sonuna kadar Afyon valiliği yaptılar. Şehir sonra Germiyan Beyliğine geçti. 1390 senesinde Sultan Yıldırım Bayezid Han, Afyon’u Osmanlı Devletine kattı. 1402’de Timur Han burasını yeniden Germiyan Beyliğine verdi. Germiyanoğlu Yakub Beyin ölümü ve vasiyeti üzerine Afyon, Osmanlı toprağı oldu.
1451’de Kütahya’da bulunan Anadolu Beylerbeyliği’ne (eyaletine) bağlanarak, Karahisar-ı Sahib Sancağı ismini almıştır. 1685’te Hüdavendigar (Bursa) vilayetine bağlı sancak, Tanzimattan sonra Kütahya’ya bağlı bir ilçe olmuştur. 1914’te bağımsız sancak olan Afyon, Cumhuriyet devrinde Afyonkarahisar ismiyle il olmuştur.
Osmanlı devrinde yolların birleştiği ve ikmallerin yapıldığı bir üs olarak kullanılmıştır.
On yedinci asırda Celali isyanları, on dokuzuncu asırda Anadolu’nun an’anevi sanayi inin yıkılışı ile Afyon geriledi. 1833’te Kavalalı Mehmed Ali Paşanın birkaç ay işgalinde kaldı.
28 Mart 1921’de şehri Yunanlılar işgal etti. Sonra 7 Nisan 1921’de geri çekilip 13 Temmuz 1921’de yeniden aldılar.
Türk İstiklal Harbinin dönüm noktası olan Başkomutanlık Meydan Savaşı, Afyon’da cerayan etti. 27 Ağustos 1922’de, Afyon yeniden hakiki sahipleri olan Türklerin eline geçti... Yunanlılar 1 sene 25 gün süren işgallerinde Afyon’u aşırı derecede tahrip ettiler.
27 Ağustos’ta Afyon’un kurtuluş törenleri, 30 Ağustos Zafer Bayramında ise Dumlupınar’da törenler yapılır.
İSTİKLAL SAVAŞINDA İLİMİZ
Adımızı bütün dünyaya altın harflerle yazdıran istiklal Savaşımızın geçtiği ilimiz, coğrafî konumu dolayısıyla her dönem insanların ele geçirmek istediği bir yerdir. Bu sebeple istiklâl Savaşında Afyonkarahisar'ın önemli ve seçkin bir yeri vardır.
Afyon, Kurtuluş Savaşı açısından son derece önemli bir bölgedir. Bunun sebepleri şöylece özetlenebilir: Afyon bölgesi, Yunanlıların son durağı olduğundan, istikbâldeki Millî Mücadele bu topraklar üzerinde başlayacaktı. Ayrıca Afyon, Ege Bölgesi'ndeki sivil direnişin temel taşlarından biri olan Afyon Kongresi'ni gerçekleştirmekle Doğu'da yapılan kongrelerle Batı'da yapılan kongrelerin birleşmesini sağlamış, iki bölge arasında çıkması muhtemel sürtüşmeler bu toplantıyla önlenmiştir. Bu kongreyle bütün müdafaa-i hukuk, redd-i ilhak ve kuva-yı milliye harekâtı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin denetimi altına alınmıştır. Ayrıca Afyon, Afyon-Eskişehir, Afyon-Kütahya, Afyon-Uşak demiryollarının odak noktası olması hasebiyle silâh, cephane, erzak naklinde son derece önemli rol oynamış, ordumuzun nakliye ihtiyacı daha çok bu demiryolları vasıtasıyla sağlanmıştır. Ayrıca Afyon, İzmir-Afyon demiryolu hattıyla İstanbul-Bağdat demiryolu hattı Afyon'da birleştiklerinden, bölgeler arası nakliyenin büyük yükünü Afyon çekmiştir.
Yunanlılar, İngilizler tarafından Anadolu'yu işgale teşvik edilmişler ve onlardan büyük destek görmüşlerdir. Yunanlılar Ege Bölgesi'ni, dolayısıyla onun son kalesi ve durağı konumunda olan Afyon'u da bu yüzden işgal etmişlerdir. Afyon, Yunanlılar tarafından iki defa işgal edilmiştir. Birinci işgal pek etkili olmayıp saman alevi biçiminde tezahür etmiş, ikinci işgal ise yaklaşık olarak 14 ay sürmüştür. Afyon, Yunanlılar açısından son derece stratejik öneme sahip bir bölgedir. Bunun sebebi, Afyon'un yolların birleştiği mevkide bulunmasıdır. Afyon-İzmir demiryolu hattının başlangıç noktası Afyon'dur. Bu demiryolu hattına sahip bir Yunan Ordusu iaşe ve ikmalini emniyetli ve süratli bir şekilde karşılama imkânına sahiptir. Ayrıca muhtemel bir geri çekilme harekatında bu demiryolu canlarının güvencesidir. Ayrıca Milli Mücadele'nin kalbi olan Ankara'nın hemen yakınında bulunması onunla komşu olmasıdır. Afyon'un bu yönü, bilhassa Sakarya Muharebesi'nde ortaya çıkmış düşman, Emirdağ (Aziziye) yolu ile Polatlı önlerine kadar geldiğinde önemini göstermiştir. Ayrıca Afyon, muhtemel bir Anadolu harekâtının kilit noktasıdır.
Yunanlılar, Türklüğü Anadolu'dan silmek sevdasına kapıldıklarından ve Anadolu içlerine yapılacak bir askerî harekâtın başlangıç noktası, Afyon'u gördüklerinden dolayı ordularının cephede yerleşmesi bu duruma göre düzenlenmiştir. Afyon'dan kuzeye, Eskişehir'e doğru uzanan ve 300 kilometreyi bulan geniş cephede, daha az kuvvet bırakılmıştı. Afyonkarahisar Bölgesi, Yunanlılar tarafından hem güvenlikleri, hem de muhtemel harekatları açısından son derece öneme haiz bir bölge olarak mütalaa edilmiş, kaderleri de bu topraklarda belirlenmiştir.
Mondros Barış Antlaşması'ndan (Aralık-1918) hemen sonra İngiliz, Fransız ve İtalyan birlikleri yer yer Osmanlı topraklarına girdiler. Bu arada, 16 Nisan 1919'da Fransızlar Afyonkarahisar istasyonuna yerleşti. 21 Mayıs 1919'da iki subay ve 262 erden meydana gelen bir İtalyan birliği de Afyonkarahisar'a geldi. Bu birlikler, 17 Mart 1920'de buradan çekilerek yerlerini Yunanlılara bıraktılar.
çok kısa süren birinci işgalden sonra, 13 Temmuz 1921'de Afyonkarahisar ikinci kez işgal edildi ve tam bir yıl, bir ay, 25 gün Yunan işgali altında kaldı.
ilimiz topraklarına yerleşmiş bulunan Yunan kuvvetleri, önce Sakarya'da, daha sonra da bu yenilgiden kurtulamadan ve güçlenme fırsatı bile bulamadan Kocatepe-Dumlupınar arasında 26-30 Ağustos 1922 günlerinde "Büyük Taarruz Harekâtı"mızla daha büyük bir darbe yiyerek yurdumuzdan kovulmuştur.
Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra Yunanlılar Afyonkarahisar'da yayılmak ve temelli yerleşmek istediler. Afyonkarahisar'ın Türk Millî Mücadelesinde şeref duyacağı bir husus da, düşmana ilk kurşunun, bir Afyonkarahisar'lı Komutan olan Ali Çetinkaya tarafından atılmış olmasıdır. (28-29 Mayıs 1919 172.Alay Komutanı Ayvalık).
Afyonkarahisar'ın kurtuluş plânları Akşehir'de yapıldı. Daha sonra şuhut'a gelindi. Atatürk, İnönü ve Fevzi Paşa'nın gizlice hazırladıkları Büyük Taarruz plânları Afyonkarahisar'da eski Belediye Binasında yapıldı. Millî Mücadelenin kazanılmasında Afyonkarahisar halkının büyük katkısı vardır; çünkü Afyonkarahisar halkı, Atatürk ve millî kuvvetlere manen ve maddeten büyük desteklerde bulundu.
26 Ağustos 1922 günü, saat 05.30 'da top ateşiyle aydınlanan Kocatepe'den fırlayan ordumuz, sıra sıra tel örgülü, makineli tüfek ve top yuvalarıyla pekiştirilmiş Yunan mevzilerine, büyük bir insan üstü güçle atılarak saldırıya geçmiş, makasla, dipçikle hatta elleriyle, bedenleriyle parçaladıkları tel örgüleri aşıp, mevzileri bir bir ele geçirerek Kurtuluş Savaşı destanını yazdırmıştır. Başkomutanımızın önderliğinde, Milletimizin bütün insanlarının büyük çaba ve destekleri ile yurdumuz içinde bir tek düşman eri bırakılmayıncaya dek bu taarruz harekatımız sürdürülmüş ve İzmir'de noktalanmıştır.
ilk gün 1 ve 2 nolu tepeler, Tınaztepe, Kılıçarslan 1. ve 2. noktaları, Belentepe, Erkmentepe, ikinci gün Çiğiltepe ve Afyon( 27 Ağustos 1922, saat 17.oo) ele geçirildikten sonra, üçüncü gün Batı Cephesi ve Ordu karargâhları Afyon'a getirilip Belediye Binasında (bugünkü Zafer Müzesi) üslendirilmiş ve 30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi buradan yönlendirilmiştir.
Mustafa Kemal Paşa, 21 Ekim 1925 günü Afyon Türk Ocağında ve Başkomutanlık Savaşının ilk kutlanışında, 30 Ağustos 1924 günü Dumlupınar yakınlarında ki çataltepe'de öğleden sonra saat 03.30'da söylediği nutkun özetinde:
"Afyonkarahisar, Son Büyük Zaferin Kilidi Oldu, Esası Oldu, Afyonkarahisar'ın Tarihi Savaşımızda Unutulmaz Parlak Bir Sayfası Vardır."
"Afyonkarahisar-Dumlupınar Meydan Muharebeleri, Türk Ordusunun, Türk Subay ve Komuta Heyetinin Yüksek Gücünü ve Kahramanlığını Tarihte Bir Daha Tespit Eden çok Büyük Bir Eserdir. Bu Eser Türk Milletinin Hürriyet ve istiklâl Fikrinin ölmez Anıtıdır." demiştir.
Gazi Mustafa Kemal, 26 Ağustos'ta başlayıp 30 Ağustos'ta kesin bir sonuca bağlanan 5 günlük "Başkomutanlık Savaşı" sırasında, 27 Ağustos 1922'de düşmandan temizlenen Afyon'a 23 Mart 1923'te gelmiş, Afyon halkının sevgi gösterileriyle karşılanmıştır.
Dumlupınar Zaferi'nin 3.yıldönümünde Afyon gençlerinin telgrafına Gazi Mustafa Kemal şöyle cevap veriyor:
"Dumlupınar'ın 3.Yıldönümünü kutlarken beni hatırladığınız ve hakkımda gösterdiğiniz samimi duygular için teşekkürlerimi sunarım.
Asrın bütün icaplarını tamamıyla anladıklarına inandığım, Sayın Karahisarlıların askerî zaferimizde olduğu gibi ve sosyal devrimimizin en ön saflarında da kendine yaraşan saygılı yerde yürüyeceklerine eminim. Bu bakımdan bana düşen vazifelerin yerine getirilmesi ve belli edilmesinde bir an bile tereddüt etmeyerek, Milletin güven ve sevgi ile bağışladığı, kuvvet ve yetkiyi iyiye kullanacağımı arz etmekle seviniyorum. Hepinize selâm ve sevgiler."
Albay Reşat Bey
Yarbay rütbesi ile İnönü ve Sakarya muharebelerine de iştirak eden ve olağanüstü performans gösteren Albay Reşat Bey'e son olarak 57. Alay Komutanlığı görevi verilmiş; bizzat Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından, Büyük Taarruzun ikinci gününde, muharebenin ve de ülkenin-ulusun kaderini etkileyecek en kritik mevkide yer alan -Sincanlı Ovasından Dumlupınar'a kadar tüm yolların önündeki en stratejik engel olan- Çiğiltepe'yi düşmandan temizlemesi emredilmiştir. Ne var ki, bu tepenin önemini çok iyi bilen Yunan Başkomutanı Trikopis ise, en güçlü kuvvetlerini, üstün ateş gücüyle bu tepeye yığmış; tahkimatı tamamlamıştır.
işte, gerisini resmi kayıtlardan izleyelim:
"... 27 Ağustos 1922 sabahı 57. Alay bu tepeyi kuşatmış, saat 10.30'da Mustafa Kemal telefonda komutana;
- Mustafa Kemal : Reşat Bey, bu önemli tepeyi ne zaman alacaksınız?
- Albay Reşat : Komutanım, yarım saat sonra alacağız.
- Mustafa Kemal : Başarılar diliyorum.
10.45
- Mustafa Kemal : Düşmanın halen direndiğini görüyorum. Gözümüz o tepede, çok önemli.
- Albay Reşat : Komutanım tepeye düşman bir tümen yığmış direniyorlar. Ama alacağız komutanım, mutlaka alacağız.
11.00
- Mustafa Kemal : Reşat Beyi istiyorum.
- Reşat beyin emrindeki Asker : Komutanım Reşat Bey size bir mesaj bırakarak intihar etti. Okuyorum, komutanım "Yarım saat zarfında bu tepeyi almak için söz verdiğim halde sözümü yapamamış olduğumdan dolayı yaşayamam komutanım , Albay Reşat".
Mustafa Kemal'in gözlerinden yaşlar boşanır ;
- Allah rahmet eylesin, Reşat Bey büyük bir vatanseverdir.
11.45
- Mustafa Kemal'in telefonu çalar : "Çiğiltepe alınmıştır komutanım. Yüzlerce ölüsünü bırakan düşman Sincanlı Ovasına doğru kaçmaktadır, arz ederim".
ilgili resmi kayıt burada biter. Sonrasını Başkomutan Mustafa Kemal Paşa şöyle ifade eder:
"Türk Askerine,
Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir. Her zaferin mayası sendedir. Her zaferin en büyük payı senindir. Burada şehit olan kahraman evlâtlarımızı minnetle anıyorum, ruhları şâd olsun.
Başkomutan Mustafa Kemal".
Aziz naaşı Sandıklı'da defnedilmiş olan Albay Reşat Bey, askeri yaşamında üstün cesaret ve sevk yeteneğiyle çok sayıda madalya (mecidi nişanları, gümüş muharebe, liyakat, tahlisiye, Alman ve Avusturya-Macaristan savaş madalyaları) sahibi olmuştur. Şahadetinin sonrasında T.B.M.M. kendisi adına ailesine istiklal Madalyası takdim etmiştir. Ailesi, soyadı kanununu müteakip "Çiğiltepe" soyadını almıştır.
İLÇELERİMİZ
Afyon'un biri merkez olmak üzere on sekiz ilçesi vardır.
Merkez: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 144.276 olup, 95.643'ü ilçe merkezinde 48.633'ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 39 köyü vardır. İlçe toprakları orta yükseklikte bir plato görünümündedir. Akarçay vadisinde geniş düzlükler vardır. Ekonomisi tarım ve sanayiye dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, şekerpancarı, haşhaş, baklagillerdir. Hayvancılık önemli gelir kaynağıdır. Şeker Fabrikası, Çimento Fabrikası, TCDD Beton Travers Fabrikası, Yarı açık Cezaevi, İplik Fabrikası, TSEK Peynir ve Tereyağı Fabrikası başlıca sanayi kuruluşlarıdır.
İlçe merkezi Hıdırlık Tepesi ile kalenin bulunduğu tepe arasında kurulmuştur. Daha sonraları batısında yer alan düzlüğe doğru genişlemiştir. İlçe merkezi İzmir-Konya, İzmir-Ankara, İstanbul-Antalya karayollarının kesiştiği noktadadır. Aynı zamanda Kütahya-Konya ve İzmir-Konya demiryolları da ilçe merkezinde kesişir. İlçe belediyesi 1867'de kurulmuştur.
Başmakçı: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 13.021 olup, 6574'ü ilçe merkezinde, 6447'si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 13 köyü vardır. İlçe toprakları genelde düzdür. Kuzeydoğusunda Söğüt dağları yer alır. Dazkırı Ovasının ve Acı gölün bir kısmı ilçe sınırları içinde kalır. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Gül yetiştiriciliği gelişmiş olup, 1989'da 550 ton gül çiçeğinden, 168 kg gül yağı elde edilmiştir. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, haşhaş ve şekerpancarıdır. Tavukçuluk ekonomik açıdan önemli gelir kaynaklarındandır. Türkiye yumurta ihtiyacının yaklaşık % 10'unu Başmakçı karşılamaktadır.
İlçe merkezi Söğüt dağları ile Acıgöl arasında düz bir alanda kurulmuştur. Dazkırı ilçesine bağlı bir bucak iken, 19.6.1987'de 3392 sayılı kanunla ilçe haline getirildi. İl merkezine 130 km mesafededir.
Bayat: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 9080 olup, 4450'si ilçe merkezinde, 4630'u köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 13 köyü vardır. İlçe toprakları orta yükseklikte platolardan meydana gelir. Akarsu vadilerinde geniş düzlükler vardır. Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri arpa, üzüm, buğday, şekerpancarı ve patatestir. Hayvancılık ikinci derecede geçim kaynağıdır. İlçe merkezi Ankara-Afyon karayolu üzerinde kurulmuştur. İl merkezine uzaklığı 45 kilometredir. Emirdağ ilçesine bağlı bir bucak iken 19 Haziran 1987 tarih ve 3392 sayılı kanunla ilçe haline getirildi.
Bolvadin: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 66.438 olup, 44.969'u ilçe merkezinde, 21.469'u köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 13 köyü vardır. Yüzölçümü 1.108 km2 olup, nüfus yoğunluğu 60'dır.
İlçe toprakları genelde düzdür. Kuzeybatı-güneydoğu istikametinde Emirdağları yer alır. Eber gölünün bir kısmı ilçe sınırları içinde kalır. Bolvadin Ovası çok verimlidir. Akarçay, ilçenin Çay ilçesi ile tabii sınırını teşkil eder.
Ekonomisi tarım ve buna bağlı sanayiye dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, haşhaş, buğday, arpa ve elmadır. Alkoloid fabrikası, un, tuğla ve ayakkabı fabrikaları başlıca sanayi kuruluşlarıdır. Hayvancılık ekonomik açıdan önemli olup, koyun ve sığır beslenir.
İlçe merkezi ovanın kuzey ucunda Emirdağ-Çay karayolu üzerinde kurulmuştur. Bolvadin tarihi çok eski devirlere dayanır. İl merkezine 65 km mesafededir. İlçe belediyesi 1881'de kurulmuştur.
Çay: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 43.582 olup, 14.147'si ilçe merkezinde, 29.435'i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 22 köyü vardır. Yüzölçümü 794 km2 olup, nüfus yoğunluğu 55'tir
İlçe toprakları dağlar ve platolardan meydana gelir. Güneydoğusunda Sultan dağları, güneybatısında Karakuş dağları yer alır. Eber Gölünün bir kısmı ilçe sınırları içinde kalır. Akarçay en önemli akarsuyudur. Topraklarının kuzeyi Afyon Ovasında kalır.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, şekerpancarı ve haşhaştır. Dağlık kesimlerde küçükbaş hayvan besiciliği önemli gelir kaynağıdır. Seka Selüloz Malt Fabrikası, un ve tuğla fabrikaları başlıca sanayi kuruluşlarıdır.
İlçe merkezi, Topraktepe'nin kuzey eteklerinde kurulmuştur. Afyonkarahisar-Konya demir ve karayolu ilçenin kuzey kıyısından geçer. İl merkezine 48 km mesafededir. İlçe belediyesi 1902'de kurulmuştur.
Çobanlar: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 24.972 olup, 6675'i ilçe merkezinde, 18.297'si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 10 köyü vardır. İlçe toprakları genelde düz olup, Afyon Ovasında yer alır. Topraklarını Akarçay sular. Seyidler Baraj Gölünün bir kısmı ilçe sınırları içinde kalır.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, haşhaş, şekerpancarıdır. Küçük çapta hayvancılık yapılır. İlçe merkezi Afyon-Konya demiryolunun kuzeyinde Akarçay vadisinde kurulmuştur. İl merkezine 22 km mesafededir. Merkez ilçeye bağlı bucak iken 9 Mayıs 1990'da 3644 sayılı kanunla ilçe oldu.
Dazkırı: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 16.258 olup, 6677'si ilçe merkezinde, 9581'i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 16 köyü vardır. İlçe toprakları Batı Toroslar'ın kuzeydoğu uzantıları ile engebelenmiş olup, batısında Beşparmak Dağları yer alır. Acıgöl'ün bir bölümü ilçe sınırları içinde kalır. Beşparmak Dağları ile Söğüt Dağları arasında Dazkırı Ovası yer alır.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, şekerpancarı ve haşhaştır. Hayvancılık ekonomik açıdan önemli gelir kaynağıdır. En çok koyun, keçi ve sığır beslenir. Ev tezgahlarında halı ve kilim dokumacılığı yaygındır. İlçe topraklarında tuz, sülfat ve linyit yatakları vardır.
İlçe merkezi Denizli-Afyon kara ve demiryolu üzerinde kurulmuştur. Gelişmemiş küçük bir yerleşim merkezidir. 1959'da ilçe olmuştur. İl merkezine 237 km mesafededir. İlçe belediyesi 1958'de kurulmuştur.
Dinar: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 90.952 olup, 34.990'ı ilçe merkezinde, 55.962'si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 35, Dombayova bucağına bağlı 13, Haydarlı bucağına bağlı 15 köyü vardır. Yüzölçümü 1286 km2 olup, nüfus yoğunluğu 71'dir.
İlçe topraklarının doğusu dağlık, batısı ise genelde düzlüktür. Kuzeydoğusunda Kumalar dağı, batısında Karakuş dağları yer alır. Dağlardan kaynaklanan suları Kufi çayı toplar Dinar ovası bu çaya karışan Suçıkan deresinin taşıdığı alüvyonlu topraklardan meydana gelmiştir.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Ovada yetiştirilen başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, buğday, arpa, haşhaş ve baklagillerdir. Dağlık bölgelerde hayvancılık yapılır. Mermer işleme, un ve tuz üretimi, tarım aletleri ve mobilya atölyeleri başlıca küçük sanayi kuruluşlarıdır.
İlçe merkezi Afyon-Denizli karayolu üzerindedir. Eski bir yerleşim merkezi olan Dinar, Frigyalılara başkentlik yapmıştır. Daha sonraki asırlarda da ticari ve dini bir merkez olmuştur. Nahiye iken Cumhuriyetten sonra ilçe merkezi haline getirildi. İl merkezine 93 km mesafededir. Nüfus bakımından merkez ilçeden sonra Afyon'un en büyük ilçesidir. İlçe belediyesi 1908'de kurulmuştur.
Emirdağ: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 55.543 olup, 21.144'ü ilçe merkezinde, 34.399'u köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 37, Davulga bucağına bağlı 19, Ümraniye bucağına bağlı 16 köyü vardır.
İlçe toprakları dağlar ve platolardan meydana gelir. Güney ve güneydoğusunda Emirdağ, kuzey ve doğusunda platolar yer alır. Dağlardan kaynaklanan suları Sakarya nehrine katılan küçük akarsular toplar. Düzlükler bu akarsu vadilerinin genişlediği yerlerde yer alır.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri arpa, üzüm, buğday, şekerpancarı ve patates olup, ayrıca az miktarda nohut, fasulye, soğan, elma, vişne ve haşhaş yetiştirilir. Yüksek kesimlerde hayvancılık başlıca gelir kaynağıdır. En çok koyun ve sığır beslenir.
İlçe merkezi Emirdağ eteklerinde bir akarsu vadisinde kurulmuştur. Eskişehir-Konya karayolu ilçe merkezinden geçer. İl merkezine 83 km mesafededir. Eski ismi Aziziye olup, 1932'de Emirdağ olarak değiştirilmiştir. İlçe belediyesi 1887'de kurulmuştur.
Evciler: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 10.375 olup, 5576'sı ilçe merkezinde, 4799'u köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 7 köyü vardır. Toprakları genelde düz olup, Dinar Ovası ile Çivril Ovalarının birleştiği noktada yer alır.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, buğday, arpa, haşhaştır. Hayvancılık ekonomik açıdan önemlidir. Küçükbaş hayvan ve sığır beslenir. İlçe merkezi ovanın orta kısmında kurulmuştur. Afyon-Denizli kara ve demiryolu ilçe topraklarından geçer. Afyon-Denizli karayolundan ayrılan bir yolla ulaşımı sağlanır. Dazkırı ilçesine bağlı bir bucak iken 1990'da ilçe haline getirildi.
Hocalar: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 17.216 olup, 2730'u ilçe merkezinde, 14.486'sı köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 20 köyü vardır. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Batısında Çatma Dağı, kuzeyinde Ahır dağı yer alır. Bu dağların arasında Sandıklı ovasının uzantıları olan düzlükler yer alır.
Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, haşhaş, vişne, buğday ve patatestir. Dağlık bölgelerde küçükbaş hayvan besiciliği yapılır. İlçe merkezi ovanın kuzey ucunda dağların eteklerinde kurulmuştur. Banaz ile Sandıklı İlçelerini bağlayan karayolu üzerindedir. Sandıklı ilçesine bağlı bucak iken, 1990'da ilçe merkezi haline getirildi.
İhsaniye: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 30.034 olup, 2253'ü ilçe merkezinde, 27.781'i köylerde yaşamaktadır. Merkez ilçeye bağlı 35 köyü vardır. Yüzölçümü 909 km2 olup, nüfus yoğunluğu 33'tür. İlçe toprakları alçak dağlarla çevrili bir platodan meydana gelir.
Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, patates, şekerpancarı ve ayçiçeği olup, ayrıca az miktarda vişne, elma, baklagil, haşhaş ve üzüm yetiştirilir. Hayvancılık önemli geçim kaynağı olup, koyun ve sığır beslenir. İlçe topraklarında mermer yatakları vardır.
İlçe merkezi Kütahya-Afyon demiryolu kıyısında kurulmuştur. Gelişmemiş, köy görünümünde bir yerleşim merkezidir. İl merkezine 36 km mesafededir. İlçe belediyesi 1959'da kurulmuştur.
İscehisar: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 22.143 olup, 10.071'i ilçe merkezinde, 12.072'si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 14 köyü vardır. İlçe toprakları genelde düz olup, Afyon Ovasında yer alır. Kuzeyini Emir Dağlarının uzantıları engebelendirir. Seyitler barajının bir bölümü ilçe sınırları içinde kalır.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, haşhaş, buğday, arpa ve baklagillerdir. Hayvancılık ekonomik açıdan önemli gelir kaynağıdır. Yüksek kesimlerde küçükbaş hayvan besiciliği yaygındır. İlçe merkezi Afyon-Ankara karayolu üzerindedir. İl merkezine 24 km mesafededir.
Kızılören: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 14.696 olup, 3876'sı ilçe merkezinde, 10.820'si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 10 köyü vardır. İlçe toprakları genelde düzdür. Batısında Akdağ olan ilçe toprakları, Sandıklı Ovasının güneyinde yer alır.
Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, nohut, haşhaş, şekerpancarı, vişne ve patatestir. Yüksek kesimlerde küçükbaş hayvan besiciliği yapılır. İlçe merkezi Akdağ eteklerinde kurulmuştur. Afyon-Antalya karayolu ve Afyon-Isparta demiryolu ilçe merkezinin doğusundan geçer. Sandıklı ilçesine bağlı bir köy iken, 1990'da ilçe haline getirildi.
Sandıklı: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 57.250 olup, 22.359'u ilçe merkezinde, 34.891'i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 33, Karadirek bucağına bağlı 11 köyü vardır.
İlçe toprakları orta yükseklikte düzlüklerden meydana gelir. Bu düzlük dağlarla kuşatılmış olup, kuzeyinde Ahır Dağı, doğusunda Kumalar Dağı, güneybatısında Akdağ, batısında ise Catma Dağı yer alır. Sandıklı Ovasının denizden yüksekliği 1000 metredir. İlçe topraklarını Hamam Çayı sular.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, buğday, nohut, haşhaş, elma, vişne, patatestir. Hayvancılık önemli gelir kaynağıdır. İlçe merkezi Sandıklı Ovasında Afyon-Antalya karayolu üzerinde kurulmuştur. Afyon-Isparta demiryolu ilçe merkezinden geçer. İl merkezine 62 km mesafededir. İlçe belediyesi 1869'da kurulmuştur.
Sinanpaşa (Sincanlı): 1990 sayımına göre toplam nüfusu 52.206 olup, 5503'ü ilçe merkezinde 46.703'ü köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 35 köyü vardır. Yüzölçümü 859 km2 olup, nüfus yoğunluğu 61'dir. İlçe toprakları genelde dağlıktır. Kuzeyinde İlbulak Dağı, güneyinde Ahır Dağı yer alır. İlçe topraklarının ortasında yer alan düzlük Sincanlı Ovası olarak adlandırılır. Bu ovayı Aksu Çayı sular.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, buğday, arpa, patates, elma, vişne baklagiller ve soğandır. Hayvancılık önemli gelir kaynakları arasındadır. İlçe topraklarında linyit yatakları vardır. İlçe merkezi Sincanlı Ovasında kurulmuştur. İl merkezine 32 km mesafededir. Merkez ilçeye bağlı bir bucak iken, 1953'te ilçe oldu. İlçe merkezi gelişmemiş küçük bir yerleşim merkezidir. İlçe belediyesi 1948'de kurulmuştur.
Sultandağ: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 22.921 olup, 5590'ı ilçe merkezinde, 17.331'i köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 13 köyü vardır. Yüzölçümü 709 km2 olup, nüfus yoğunluğu 32'dir.
İl toprakları genelde dağlıktır. Kuzeyinde Emirdağları, güneybatı kesiminde Sultan Dağları yer alır. Akşehir Gölü ve Eber Gölünün bir bölümü ilçe sınırları içinde kalır. Dağlardan kaynaklanan sular, bu göllere dökülür. Dağlar arasında geniş düzlükler vardır.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri buğday, arpa, elma, patates, şekerpancarı, vişne, haşhaş, ayrıca az miktarda soğan, baklagiller ve üzümdür. Hayvancılık ekonomik açıdan başlıca gelir kaynakları arasında yer alır.
İlçe merkezi Afyon-Konya karayolu üzerinde, Sultan dağının eteklerinde kurulmuştur. Eski ismi İshaklı'dır. Gelişmemiş küçük bir yerleşim merkezidir. İl merkezine 68 km mesafededir. Bolvadin kazasına bağlı bucak iken, 1958'de ilçe oldu ve belediyesi aynı yıl kuruldu.
Şuhut: 1990 sayımına göre toplam nüfusu 48.260 olup, 12.982'si ilçe merkezinde, 35.278'i' köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağa bağlı 37 köyü vardır. Yüzölçümü 1182 km2 olup, nüfus yoğunluğu 41'dir.
İlçe toprakları genelde düzdür. Batısında Kumalar Dağı, ortasında Şuhut Ovası yer alır. İlçe topraklarını Kali Çayı sular. Kali Çayı üzerinde kurulan Selevir Barajı'nın arkasında suni bir göl meydana gelmiştir.
Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri, şekerpancarı, buğday, patates, arpa, nohut ve haşhaş olup, ayrıca az miktarda elma, vişne, soğan, mısır, üzüm ve fasulye yetiştirilir. Hayvancılık ekonomik açıdan önemli gelir kaynaklarındandır.
İlçe merkezi Kali Çayı vadisinde kurulmuştur. İl merkezine 26 km mesafededir. Gelişmemiş bir yerleşim merkezidir. 1946'da ilçe oldu ve aynı sene belediyesi kuruldu.
__________________
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz..
irtibat : Forumtayfa