Tekil Mesaj gösterimi
Alt 12.06.08, 05:14   #1 (permalink)
alayına_gider
Tek Aşk Beşiktaş-k
 
alayına_gider - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Nerden: ankara
Mesaj Sayısı: 17.098
Konu Sayısı: 4151
Takım: Beşiktaş
Rep Gücü: 25134
Rep Puanı: 2511534
Rep Derecesi : alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000
Ruh Hali:


Standart Kaçkarlarda Yaşam




Kaçkarlarda Yaşam

[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir. Üye Olmak İçin Tıklayın...]


Kaçkarlarda Yaşam

Şehrin meşakkatli hayatından bunalanlar için doğa bulunmaz bir nimettir. Doğanın en zengin hallerinin bulunabileceği “ yağmur, güneş, kar, rüzgâr, bulutlar, sis” bir yer var: Kaçkarlar. Kelimenin tam anlamıyla dört mevsimin yaşanabileceği bir bölge olan Kaçkarlar’ı bütünüyle hissedebilenler bence çadırıyla kamp kurmaya gelenlerdir. Neden diye sorulacak olursa? Birincisi kampçılık, gelenlere daha çok yer gezme fırsatı verir. Daha çok yer gezen insan da daha fazla şey görür. Mesela Kavrun Yaylası’nda pansiyonda kalıyorsanız ve gezmiyorsanız, Kaçkar’ın eteklerindeki gölleri nasıl göreceksiniz? Ya da Kaçkar’a yakın tepelerden zirveyi nasıl izleyeceksiniz? Ayder’e insanlar daha ziyade piknik yapmaya gider. Çokça da kaplıcaya girmek için. Oysa Ayder’den Kavrun, Avusor, User gibi yaylalara araçlarla gidilebileceği gibi yürünerek de ulaşılabilir. Üstelik yürüyüş güzergâhında çadır kurulabilecek alan çoktur. Çamlıhemşin yaylalarında Ayder, Kavrun, Amlakit gibi yerlerde pansiyon vardır. Ayder’de oteller de vardır ve bu nedenle daha çok insanın gelmesini sağlar. Yer sıkıntısı Çamlıhemşin’in en önemli sorunlarındandır. Çamlıhemşin, ilçe merkezinden sonra iki vadiye ayrılır. Ayder’in olduğu Hala Vadisi’nde gelenler daha çok pansiyonları tercih eder. Kavrun’da özellikle Kaçkar’ın eteklerinde yabancı misafirler kamp kurar ve az önce bahsettiğim gibi doğanın tadını çıkaran onlardır.


Fırtına Vadisi’ne gelince Ortan ve Çinçiva köylerinde iki pansiyon bulunuyor. İsrail’den gelen turistler genellikle Ortan köyündeki Doğa Oteli’ni tercih eder. Yerli turistler ise Çinçiva’daki Fırtına Pansiyon’u tercih eder. Tabii bir de Ayder'deki konaklama alanları var: Fora, Kuşpuni, Serender, Kardelen vs..Sonra Amlakit'te Ufuk pansiyon, Kotençur'da dağ evi, Kale'de, Çat'ta, Elevit'te, Sal'da ve Pokut'ta da pansiyonlar var.Daha önce Kaçkar’a gelmiş olanlar yıllar önce yöredeki turizm potansiyelini keşfedip, Kaçkarlar’ı dünyaya tanıtan Fırtına kenarındaki Sisi pansiyonunu hala sorarlar. Ama ne yazık ki Savaş Güney’in ölümünden sonra Sisi de o eski, güzel günlerine veda etti.

Yürümeyi ve kamp kurmayı seven turistler için Fırtına Vadisi’nde oldukça uygun güzergâhlar mevcut. Zilkale ve Çat köprüsüne yürüyüşler yapılabilir ve Çat köprüsü geçilerek kamp yapılabilir. Çat’ta iki de pansiyon var. Dileyenler oralarda da kalabilir. Çat’tan sonra araçla ya da yürüyerek Elevit-Karunç-Trovit-Palovit-Amlakit güzergâhında, yaylalarda kalınabilir. Eğer şanslıysanız yaylacılara konuk olabilirsiniz. Bu arada yöreye gezmeye gelenlerin dikkat etmesi gereken iki önemli husus var ki, bunlardan biri yöreyi bilmeyenlerin mutlaka rehberle yola çıkması ikincisi de olumsuz hava koşullarına(aniden bastıran yağmur, fırtına) karşı tedarikli olmaları.


Çamlıhemşin, turizm alanında yeni yeni adını duyurmaya başladığından, altyapı sorunları ve ödeneksizlikten dolayı donanımlı konaklama alanlarına sahip değil ama özellikle kampçılar için çok uygun bir coğrafya. Zaten Çamlıhemşin gibi dik yamaçlardan oluşmuş bir bölgeye yatak kapasitesi yüksek oteller yaptırmak yörenin geri dönülemez çevre sorunlarıyla baş başa kalması demektir. Bunun yerine yaylalarda ev pansiyonculuğu geliştirilebilir ya da kampçılık için daha çok yürüyüş rotası belirlenebilir. Çamlıhemşin’i yakından tanımanın en iyi yolu onu araçla baştanbaşa gezmek değil aksine kapı kapı, yayla yayla dolaşıp, bulutlara daha yakın olmaktan geçer.



KAÇKARLAR’IN CAN DAMARI:BUZUL GÖLLERİ



Kaçkarlar’ın en önemli kaynak değeri buzul gölleridir. Kaçkar Dağları’nın Milli Park olmasındaki en büyük etken birçok buzul gölü bünyesinde barındırmasıdır. Buzullar, karın yeniden kristalleşmesi, sıkışması ve bir araya toplanması ile meydana gelir. İklim değişikliklerinin ve yerçekiminin etkisiyle hareket ederler. Soğuk iklimlerde aşağıya doğru sarkan buzullar, ilerlerken üzerinde kaydıkları zeminden aldıkları parçalarla yeryüzünü şekillendirirler. Binlerce yıl süren hareketleri sonucunda V biçimli vadileri aşındırarak tekne biçimli vadilere dönüştürürler. Kaçkarlar’daki Hodeçur, Kavrun, Çeymakçur, Avusor- Bulut Kaçkar ve Verçenik vadileri tipik buzul vadileridir. Eğimin az ve kaya yapısının dirençsiz olduğu bölgelerde ise buzulların akması ve geri çekilmesi sırasında çukurlar oluşur. Bu hareketler zamanla çukurlukları derinleştirir. Onların suyla dolmasıyla da buzul gölleri meydana gelir.


Buzul göllerine nasıl ulaşılabilir? Hodeçur’a Erzurum-İspir’den ulaşılabileceği gibi Çamlıhemşin’den Kaleköy’e giderek de ulaşılabilir. Kaleköy’den Hunut Dağı’na aşılır, oradan da Hodeçur’a geçilebilir ..Bu göllere ulaşmak için 3-4 saatlik yürüyüşleri göze almak gerekir. Kaçkar’a kuzeyden çıkış noktası olan Kavrun yaylasına, oradan da Kavrun’un üzerindeki “Gelgelan” denilen buzul gölüne, Olgunlar tarafından da ulaşıbilir. Aynı şekilde Çeymakçur ve Avusor yaylalarına Ayder’den 1 saatlik araç ulaşımı ile gidildikten sonra, yürüyerek 45 dakikalık bir performansla göllere çıkılır. Verçenik tarafındaki, Atmeydanı, Kapılı, Kumlu, Adalı ve Tatos göllerine de Verçenik yaylasından 1-2 saatlik yürüyüşlerle rahatlıkla gidilebilir.

Evet buzul göllerine ulaşmak aslında o kadar da zor değil..Tabii buralara araç ulaşımının olmaması, gözü dönmüş yerli turistlerin ulaşımını engellediğinden, buzul gölleri tertemiz kalabilmiştir. Dün, Avusor yaylasından 45 dakikalık yürüyüşle çıkılan Avusor Deniz Gölü’nün yamacında, beyaz orman güllerinin, dağların eteklerine yayılmış sislere fon oluşturduğu, olağanüstü peyzajın karşısında bir kez daha nutkum tutulurken, buralara her daim yakın olma şansım olduğu için çok mutluydum… Kemerli Kaçkar olarak bilinen Bulut Dağı’nın dibindeki turkuvaz mavisi rengindeki bu gölün kıyısında insan, yaşamın içindeki tüm sıkıntılarını rahatlıkla unutabiliyor, adeta deşarj oluyor…Buralara gelmeye hevesli olanlara ısrarla tavsiye ediyorum, bir günlük kampınızı mutlaka bu göllerin kenarında yapın, yazdıklarıma hak vereceksiniz..




KAÇKARLAR’DA TARİHİ YAPILAR



KALE-İ ZİR (ZİLKALE)

Zilkale, bölgenin en dikkate değer eserlerinden biridir. İlçe merkezinin 15 km. güneyinde, Fırtına Deresi'nin batı yamaçları üzerinde kurulmuştur. Kalenin üzerinde inşa edildiği sarp kaya kütlesi denizden 750 metre dere yatağından yaklaşık 100 metre yüksekliktedir. Kaleyle dere arasında gizli bir geçitin olduğu ve zamanla kapandığı söylenmektedir.

Doğal bir kaya kütlesi üzerine kurulan kale, dış surlar, orta surlar ve iç kaleden meydana gelmektedir. Dış kalenin kapısına kuzeybatı yönündeki patika bir yolla ulaşılır. Kuzeydeki kapının söğe taşları sökülmüştür. Bir teras yardımıyla orta surlar seviyesine çıkılır. Buradan ikinci bir kapı yardımıyla kale içerisine girilir. Orta kale içerisinde üç önemli yapı bulunmaktadır. Bunlar muhafız binası, şapel ve başkuledir. Kulenin dört katlı olduğu duvarlardaki hatıl izleri ve kiriş deliklerinden anlaşılmaktadır. İçerisinde ince bir bölüntü duvarı ve dolgu toprak vardır. Duvarlar üzerinde doğu (vadi, manzara) yönünde kemerli pencereler, diğer taraflarda mazgal delikleri bulunmaktır. Kulenin üstünün dendanlı bir teras şeklinde olduğu belirlenmiştir. Duvarlar içerisinde dikey uzanan boru yuvaları belki de kapanmış sarnıçlara su akıtıyordu.


Kalenin kesin yapılış tarihini belirtecek veriler yoktur, 14-15 yüzyıllara tarihlendirilmektedir. Bölgenin ilk çağları gibi orta çağ tarihi de karanlıktır. Hemşin yöresinin İlhanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu zamanlarında tam olarak mı kısmen mi fethedildiğini bilmiyoruz. Varoş Kale, Zil Kale, Cihar Kale ve Pazar Kız Kaleleri hem yörenin, hem de Bayburt'a ulaşan önemli bir ortaçağ kervan yolu üzerinde güvenliği sağlıyorlardı. Osmanlıların bölgeyi fethinden sonra kale kullanılmaya devam etmiştir. Kalede bulunan iki el topu Trabzon Müzesi’ndedir.




KALE-İ BALA (YUKARI KALE)

Çamlıhemşin İlçesi'ne 40 km. uzaklıkta Hisarcık Köyü sınırları içerisinde Fırtına Deresi'nin kaynaklarına hakim bir noktada kurulmuştur. Kaynaklarda geçen bir diğer adı da Varoş Kale'dir

Kalenin ana planı dikdörtgen olarak tanımlanabilir. Doğu, güney ve kısmen kuzey sarp kayalıktır. Batı tarafı eğimli bir arazi üzerindedir. Giriş kapısı kuzeybatıdadır. Kalenin kurulduğu yer ve duvar işçiliği bakımından Zil Kale ile ilişkisi açıktır. Zil Kale ile aynı tarihlerde yapılmış olmalıdır (14-15. yüzyıl)



FIRTINA’NIN KAMBURLARI

Tilmisivat’tan Apevanak yaylasına kadar irili ufaklı 20 kadar taş kemer köprü bulunmaktadır. Bu köprülerin bir kısmı da Ayder’e doğru uzanan Hala Deresi üzerindeki üç köprüdür. Bunlar Hala, Mikrun ve Çuklanut köprüleridir.

Fırtına Deresi boyunca uzanan köprüler ise sırasıyla; Tilmisivat, Orenkit, Ham Köprü, Makrevis, Ortan, Kale (ki bu köprünün üzerine beton dökülerek araç yolu için kullanılmaktadır.), Çinçiva, Çilanç (Çat) köprüleridir.Geri kalan köprüler ise Verçenik-Kale yaylasının yol ayrımında yer alan ve yine araç yolu olarak kullanılan ham köprü ile Apevanak, Kale yaylalarındaki küçük taş köprülerdir.

Bir de Makrevis gibi bazı köylerin değirmenlerinin yanı başında küçük kemer köprüler bulunmaktadır. En temel özelliği harç kullanılmadan, yontma taş tekniğiyle yapılan bu köprülerin mimarı yönden taş tekniğinde ayrı bir yeri vardır. Bugün de hala kullanılan bu köprülerin bazıları Karayolları tarafından restore edilmiş ancak özellikleri kaybolmuştur. Restore edilen köprüler de Ayder tarafındaki köprülerdir. Çinçiva (Şenyuva) Köprüsü Eski bölgenin yaygın taş köprülerinden birisidir. Tek bir kemerle Fırtına Deresi geçilmiştir. Ayrıca korkuluk duvarı tamir edilerek üzerine demir bir kısım ilave edilmiştir. Köyün yaşlıları H. IIII/M. 1699 tarihli bir kitabesinin 1946 yılındaki bir selde kaybolduğunu kaydederler. Eğer bu doğru ise, yapı bölgenin en eski köprülerinden birisidir.
__________________
[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
sevdiklerim
ve
beni sevenler
bağışlayın...
su akıyor
ve
ben gidiyorum...




Gelsene dedi bana
Kalsan dedi bana
Gülsene dedi bana
Ölsene dedi bana

Geldim
Kaldım
Güldüm
Öldüm



alayına_gider isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla