![]() |
|
|||||||
| Bilim & Teknoloji Dünyası Elektronik cihazlar hakkında bilmek istedikleriniz, teknoloji dünyasından enson haberleri paylaştığımız bölüm... |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Süper Tayfa
![]() Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesaj Sayısı: 6.536
Konu Sayısı: 3621
Takım: Fenerbahçe
Rep Gücü: 10322
Rep Puanı: 1031462
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
|
Geleceğin bilim adamlarını yetiştirmek Uluslararası Fen ve Teknoloji Eğitimi Kurumunun (IOSTE) Avustralyalı Başkanı Terry Lyons, bilim ve teknoloji dünyasında söz sahibi olmak isteyen bir ülkenin, öncelikle eğitim sisteminde "öğrencilere bilimi sevdiren" yaklaşımlar benimsemesi gerektiğini söyledi. 30 Nisan 2007 Pazartesi IOSTE olarak en önemli hedeflerinin bilim ve teknolojinin tüm olanaklarını kullanarak, bilim ve teknolojiyi daha ileri götürecek bilim adamlarının yetişmesi olduğunu ifade eden Prof. James, okullarda öğrencilerin bazı dersleri zor olarak tanımlamalarının, çoğu zaman bu bilim dallarının kendilerine aktarılma biçiminden kaynaklandığını belirterek şunları kaydetti: "Öğrencinin bazı dersleri sevmemesinin iki nedeni bulunur. Birincisi, zeka kapasitesi olarak anlatılanı anlayamamasıdır. Bu, anlaşılabilir ama çok sık olmayan bir durumdur. İkincisi ise bu dersin ona nasıl anlatıldığıyla ilgilidir. Katılamadığı, sadece ezberden takip edebildiği, öğrendiklerinin yaşamın içindeki uygulamalarının somut olarak anlatılmadığı dersleri zor bulması da çok normal. Aslına bakarsanız, bilimin kendisi zordur, zorlu bir yolculuktur; sadece ilk öğrenme aşamasında değil, ilerleyen basamaklarında da zordur, ama unutulmamalı ki, gelişme de ancak bu zorlukları seven, bunlarla mücadele eden bilim adamlarının varlığıyla mümkündür." Hindistan Fen ve Teknoloji Kurumu Başkanı Prof. Dr. Jayshree Mehta, gelişmekte olan ve kalabalık genç nüfusa sahip ülkeler için sağlıklı bir eğitim modelinin henüz oluşturulamadığını söyledi. Gelişmiş ülkelerdeki eğitim sistemlerinin olumlu örneklerinin gelişmekte olan ülkeler tarafından dikkate alındığını, ancak bunun her zaman olumlu sonuç vermediğini ifade eden Mehta, "Her ülkenin koşulları farklı. Türkiye ve Hindistan gibi genç nüfusa sahip ülkeler, Batı’nın az öğrencili sistemlerini taklit etmek yerine kendi koşullarına uygun öğretim modelleri geliştirmek zorundalar" diye konuştu. Bilimle yaşamın iç içe olduğunun daha çok vurgulanmasıyla öğrencilerin de çeşitli bilim dallarına olan ilgisinin artacağını savunan Prof. Mehta, matematik denilince öğrencilerden başlayarak çok sayıda kişinin aklına formüllerle dolu karmaşık bir yapının geldiğini, oysa matematiğin insan yaşamının her alanında varlığını sürdürdüğünü söyledi ve şunları kaydetti: "Türkiye’yi gezerken, yüzyıllar önce yapılmış Türk kilimlerini, halılarını gördüm. Bunların şekillerini, yapılarını incelediğimde, her birinin birer matematik ve geometri dehası olduğunu görüyorum. Matematik ise sanki yaşamın dışında soyut bir şeymiş gibi öğrencilerin korkulu rüyası olmayı sürdürüyor. Bu bağlantıyı, öğrettiğinizle yaşam arasındaki bağlantıyı öğrencilerinize gösteremezseniz korkulu rüya olmayı da sürdürür." Merak ve araştırmacı kişilik okulda geliştirilmeli IOSTE’nin Güney Afrikalı Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Angela James de kuruluşun en temel iki prensibinin herkesin eşit olanaklarla eğitim alabilmesi ile bilim ve teknolojinin barışçıl amaçlarla kullanımının sağlanması olduğunu kaydetti. Eğitimcilerin öğrencilere yalnızca fizik, kimya ya da matematiği anlatmakla yükümlü olmadığını, temel görevleri arasında bilimin insanlığın yararına kullanılması gibi etik değerlerin de aktarılması olduğunu ifade eden Dr. James, "Bilim ve yaşamı, sosyal değerler ve eğitimi birbirinden ayıramazsınız" diye konuştu. "Çocuk doğası gereği meraklıdır, her şeyi merak eder ve sorgular" diyen James, sözlerini şöyle sürdürdü: "Merak unsurunun en üst noktaya çıktığı dönemde okulla tanışır çocuklar. Biz bu çocukları tek tip, merak ve araştırmacı yapıları körelmiş olarak mezun ediyorsak o zaman sistemleri sorgulamalıyız, onları değiştirmeli, eğitimi zevkli katılımcı hale getirmenin yöntemlerini geliştirmeliyiz." Uluslararası Fen ve Teknoloji Eğitimi Kurumu IOSTE (International Organization for Science and Technology Education), tüm ülkelerdeki insanların formal eğitimlerinin kaçınılmaz bir parçası olan fen ve teknoloji eğitiminin geliştirilmesi ve uluslararası platformda tartışılması amacıyla 1979 yılında kuruldu. Dünya genelinde 80’den fazla ülkede bilim adamları ve öğretmenlerden oluşan üyesi bulunan IOSTE, eğitim alanındaki en büyük sivil toplum hareketi olma özelliğini koruyor. Fen ve teknolojinin tüm öğrenciler tarafından doğru, etkin ve katılımcı yöntemlerle öğrenilmesini teşvik eden IOSTE, aynı zamanda sürekli gelişen bilim ve teknolojinin yaşam kalitesini artırmak amacıyla kullanılıp, askeri amaçlarla kullanılmaması gerektiğini de savunuyor. Teknolojinin olanaklarını kullanarak telekonferans ve internet aracılığıyla toplantılarını yapan IOSTE üyeleri, iki yılda bir farklı ülkelerde toplanıyor. IOSTE üyeleri, 2006 yılında Malezya’da yaptıkları toplantının ardından, 2008’de İzmir’de bir araya gelecekler.
__________________
![]() [Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir. Üye Olmak İçin Tıklayın...] " Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir " M.KEMAL ATATÜRK ![]() ![]() |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|