ForumTayfa  

Geri git   ForumTayfa > Kültür - Sanat > Genel Kültür
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Forumları Okundu Kabul Et

Genel Kültür Genel kültür hakkında herşey...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25.02.07, 13:45   #1 (permalink)
Tek Aşk Beşiktaş-k
 
alayına_gider - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Nerden: ankara
Mesaj Sayısı: 17.098
Konu Sayısı: 4151
Takım: Beşiktaş
Rep Gücü: 24953
Rep Puanı: 2493483
Rep Derecesi : alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000alayına_gider 0-120000
Ruh Hali:


Standart Tarihin bazı büyük isimlerinin zayıf yönleri.




Jül Sezar (MÖ 100? - 44): Büyük fatih, açıkça görülen saç dökülme sorunundan nefret ediyordu. Bu, onun için büyük bir sorundu. Başındaki azıcık saçıyla gülünç çözümlere başvuruyordu. Zafer kazanmış bir general olur olmaz, defne tacı takmaya başladı. Yapraklarla kelliğini gizliyordu. Öyle bir saç tarama biçimi vardı ki, saçları bozulmasın diye kafasını tek parmağıyla kaşıyordu.

Sezar'ın cinsel tercihleri üstüne çok şey yazıldı: Yaptıklarını gözlerden gizlemiyor, her iki cinsten arkadaşlarıyla ilişkiye giriyordu. Öyle ki, lejyonerler generalleri hakkında şu şen şarkıları söylüyorlardı: "Sezar Galyalıları yola getirdi, ama Nikhomedes'in (Bitinya kralı, Türkiye'nin Karadeniz'e bakan yüzündeki bir bölge) altına yattı!" ya da "Yurttaşlar, karılarınıza sahip çıkın! Yetişkin dazlak geldi! Galya'yı altına boğdu, ama burada istediğini bedavaya kapıyor!"







Sezar Octavianus Augustus (MÖ 63-MS 14): Augustus ilk Roma imparatoru olmasının yanı sıra, belki en ünlüsü ve öykünüleniydi. Antik ve modern tarih, Jül Sezar'ın bu evlatlığından büyük politik başarıları olan, devlet örgütünü bilgece ıslah eden, sanatların cömert koruyucusu olarak söz eder. Ortalamaya göre çok kısa olan Octavianus'un uzun boylu görünmek için topuklu ayakkabı giydiğinden ise pek bahsedilmez. Çabuk soğuk alır, yazın bile kapalı yerlerde durur ve evde bile yün başlık takarmış: Sırf, kendisini uzun süre yatağa bağlayan korkunç soğuk algınlığından korunmak için.




Augustus (M.Ö. 27-MS 14)
İmparator zar atmaya bayılıyor; ama kahvaltı ya da akşam yemeği sofrasına oturmaktan nefret ediyor ve dışarıda atıştırıyordu. Aslında, Augustus aslan kalpli değildi. Ne askeri alanda ne de özel hayatta üvey babasının taktik, stratejik yeteneklerini sergiliyordu (çoğu savaşta, uyumak için çadırına çekiliyordu). "Roma'nın Efendisi" tıpkı küçük çocuklar gibi, şimşek ve gökgürültüsünden korkar, dehşete kapılarak, derhal çok korunaklı bir yer bulmaya çalışırdı. Roma ahlakının katı reformcusu olarak kızı Giulia'yla mahrem ilişkiye girmiş ve buna tanıklık eden şair Ovidius'u sürgüne göndermişti. Bazı kaynaklara göre, üçüncü karısı Livia onu yatakta genç bakirelerle basmıştı.




Justinianus (482-565): Bizans imparatoru, Roma'ya gücünü yeniden kazandırdı. Yönetsel ve mali reformlarıyla büyük hukukçu olarak tanınan onun iki büyük takıntısı vardı: Birincisi, Konstantinopolis sirkindeki araba yarışları ki, bir tekini bile kaçırmazdı. Hatta, önemli diplomatik randevularını atlatma pahasına. Günümüzdeki gibi bir "Maviler" takımı kurup idareciliğini üstlenmişti. İmparator olmasına karşın, tribünlere takımının renginde bir kazak giyerek çıkıyor, çılgınca tezahürat yapıyordu.
İkincisi, striptiz gösterilerinin sergilendiği meyhanelerin müdavimiydi. Striptiz yapanları seyrediyordu ve tutkusu öyle büyüktü ki içlerinden biriyle evlendi: Theodora kötü şöhretli, ama çok zeki bir kadındı. Eğitilmiş kazlarla sahneye çıkıp insanın kanını kaynatan gösteriler sunardı.



Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu'nun kurucusu olan Frank asıllı Charlemagne (742-814): O, 1,92 boyunda bir insan azmanıydı. Değerli savaşçı ve politika ustası, yalnız kalmaktan nefret ediyordu. Mükellef sofralara aşıktı ve görkemli şölenlerde en büyük zaafı ortaya çıkıyordu. Kendini överek saatlerce ve hiç durmadan konuşuyor, konuklarını sıkıyordu. Onu dinlemek zorunda kalan çakırkeyif ya da sarhoş konuklar sonunda sızıp kalıyorlardı.
Bütün gün uzun uzun kestiriyor, öğleden sonra üç saat uyuyor; ama geceleyin dört saatten fazla uyumuyordu. Önemli kararları gece alma huyu olduğundan, bütün saraylıları ayağa kaldırıyordu. Bir "asker" olduğu için, kadınlar dahil, kimseden şiddeti esirgemiyordu. Bir piskoposu, karısının akrabasının sesini eleştirdi diye yumruklamıştı. Alındığı zamanlarda, tam bir kanlı intikamcı kesiliyordu. Hıristiyanlığın koruyucusu ve papanın yardımcısı, aynı zamanda tam bir kadın avcısıydı. Her türlü sosyal tabakadan evli-bekâr birçok kadınla ilişkisi olmuştu.





Tüm zamanların en büyük sanatçılarından Michelangelo Merisi Caravaggio (1573-1610):Sanat ürünlerine ters düşen bir şekilde şiddet yanlısıydı. Alkış topladığı kadar, 16.-17. yüzyıllarda Roma'dan kaçan nice hayat kadını ve hatta erkekle beraber olmuştu. Meyhanelere gitmeye ve barbuta bayılırdı. 15 gün boyunca ara vermeden çalışır, ertesi ay keyif çatardı. Caravaggio, bir silah koleksiyoncusuydu; özellikle kılıç ve hançer toplardı. En iyi kaliteden en az yüz örneği vardı. Silahları kullanmayı da iyi bilirdi. Bu tutku yaşamında kalıcı bir iz bıraktı. 1606'da üstüne yüklü miktarda bahis yatırdığı tenis karşılaşmasındaki bir oyuncuyu kavga ederken öldürdü. Böylece Napoli'ye kaçmak zorunda kaldı.



Wolfgang Amadeus Mozart (1756-1791):Tam bir seks delisiydi. Günde birkaç kez, o da nerede bulursa yaşadığı deneyimlerdi bunlar. Gizli ve karanlık bilgilerin aşığı olarak, yaşamının son yıllarında onu takip eden ve Requiem'i sipariş veren gizemli kişiyi, yaklaşan ölümünün habercisi olarak yorumlamıştı. Çeşitli söz oyunları ve bilmecelere bayılıyor, uzun küfür dizileri yazabildiği bulmacaları seviyordu. Bunları dostları ve tanıdıklarına yollayıp skandalın yayılmasını sağlıyordu. Ancak, uygunsuz söz dizelerini özellikle yazdığı bir "ayrıcalıklı" kişi vardı: kız kardeşi.



Napolyon Bonapart (1769-1821): Sürekli taşkınlıklar yapmasının ötesinde, kaba bir insandı. Sık sık bakanları ve askerlerine İtalyanca küfrediyor, emirlerine ve keyfine uysunlar diye tekmeyi basıyordu. Bir de, savaş meydanını çatışmadan önce enine boyuna inceleme takıntısı vardı. Yere serilmiş dev bir kartonun üstüne diz çöker, oraya buraya raptiyeler mıhlardı. "Fransızların İmparatoru" genellikle lekeli giysilerle dolaşır, çünkü üstüne yemek ya da mürekkep dökerdi. Berberlere güvenmediğinden sakalını kendi keser ve beceremediğinden çirkin olurdu. Hele aşk ilişkisine girecekse, pek temiz olmayan kadınlara bayılırdı. Karısı Josephine, eşinin isteklerine boyun eğmek zorundaydı. Askeri seferlerden ne zaman döneceğini önceden haber veren Napolyon, kadının günlerce sudan sabundan uzak kalmasını emrediyordu.




Winston Churchill (1874 - 1964)
İkinci Dünya Savaşı'nı kazananlardan biri olan "mükemmel devlet adamı", Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Winston Churchill, alkolikti ve sigara tiryakisiydi. Sabahın geç saatlerine kadar uyurdu. Genellikle öğleden önce uyanırdı. Düzensiz biriydi ve yatakta kahvaltı ederdi. Sık sık ve akşama kadar yatakta otururdu. Öte yandan temizlik hastasıydı. Bazen arka arkaya iki banyo yapar, ilkinde temizlenmediğini düşünürdü. Diplomasiden anlamaz, Charles de Gaulle'e katlanamaz, kıyasıya nefret ederdi. Fransız lider kendisini Jean d'Arc'la karşılaştırınca, Orleans'daki İngilizlerin onu yakılarak idama mahkûm etmek için bir dini mahkeme kurduğunu anımsatmıştı.






Pablo Picasso (1881/1973)
Pablo Picasso ise parayı çok seviyor, servetini evde bırakmak fikrine katlanamıyordu. Bu yüzden ceketinin iç tarafına güvenlik zinciriyle bağladığı büyük bir para cüzdanı satın almıştı. Aslında para takıntısı en büyük zaafı değildi, büyük eserlerini para kazanmak için sattığında, çoğu zaman depresyona girerdi. Haftalarca bunalımda kalır, çalışamaz hale gelirdi. Bu, son yıllarındaki büyük çaplı üretimi için geçerli değildi. Bir yaşamöyküsü yazarının yazdığı gibi: "Picasso çoğu zaman, şöyle bir dokunduğu altın olan Kral Midas'a benzetilir."


alıntıdır....
__________________
[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
sevdiklerim
ve
beni sevenler
bağışlayın...
su akıyor
ve
ben gidiyorum...




Gelsene dedi bana
Kalsan dedi bana
Gülsene dedi bana
Ölsene dedi bana

Geldim
Kaldım
Güldüm
Öldüm



alayına_gider isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2007, Jelsoft Enterprises Ltd.
LinkBacks Enabled by vBSEO 3.1.0
ForumTayfa

Arşiv: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 95 96 97 98 99 100 102 103 104 105 106 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 167 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 257 258 259


ForumTayfa - Link Değişimi
ForumTayfa.Net | Sahil Oto | Nazhar | MySpace TopSites | Voip Destek | Tamamıucuz.com | fikiristan.com | Link Değişimine Katılın |

Sitemiz bir forum sitesi olduğundan dolayı, kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. ForumTayfa Yöneticileri mesajları itina ile kontrol etse de, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız iletisim@forumtayfa.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Any member of our web site has the right of adding comments instantly without getting permisson due to the forum structure of our site basis. Althought, our site modarators check comments with care, all the responsibilities sourced from these comments directly belong to the members. If you still find any illegal content in our site ( A.buse, H.arassment, S.camming, H.acking, W.arez, C.rack, D.ivx, Mp.3 or any Illegal Activity ), please report us via iletisim@forumtayfa.com .Your reports will be evaluated as soon as the arrival of your e-mail.