ForumTayfa  

Geri git   ForumTayfa > Kültür - Sanat > Genel Kültür
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Forumları Okundu Kabul Et

Genel Kültür Genel kültür hakkında herşey...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 19.07.08, 12:04   #1 (permalink)
NoSenSe
 
blackenemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2007
Mesaj Sayısı: 6.687
Konu Sayısı: 646
Takım: Fenerbahçe
Rep Gücü: 26573
Rep Puanı: 2656542
Rep Derecesi : blackenemy 0-120000blackenemy 0-120000blackenemy 0-120000blackenemy 0-120000blackenemy 0-120000blackenemy 0-120000blackenemy 0-120000blackenemy 0-120000blackenemy 0-120000blackenemy 0-120000blackenemy 0-120000
Ruh Hali:


Arrow MusuL'u Sadece 143 MiLLetvekiLi OyuyLa Kapattık..




Yani;eğer bugünkü gibi salt çoğunluk, nitelikli çoğunluk ve üçte iki gibi şartlar aransaydı TBMM’de, 6 Haziran 1926 günü Musul’un defterini kapadığımız Ankara Antlaşması’nın kabulü hiçbir zaman mümkün olamayacaktı.

Çünkü bir gün önce yapılan müzakerelerde İsmet İnönü’ye karşı ciddi bir muhalefet hareketi baş göstermişti. Musul’un ucuza kapatıldığına inanan, üstelik daha 2 yıl önce Atatürk’ün ince eleyip sık dokuyarak seçtiği (gerçekteyse atadığı) TBMM’nin toplam 286 milletvekilinden yarısı o gün oylamaya katılmayı reddetmişti. Evet, o 140 kişi Atatürk’e ve İnönü’ye rağmen katılmayı reddetme cesaretini göstermişlerdi. 2 çekimser, 1 ret oyu vardı.

Gerçekten de çok ilginç bir başkaldırıydı bu. Buraya nereden ve nasıl gelinmişti? Şimdi kısaca buna bakalım.

Biz Mondros, Sevr, Lozan’a sınırlar meselesi açısından baktık hep. İşte Sevr’de sınırlarımız şu kadardı, Lozan’da bu kadar oldu, vs. Oysa bu sınırlar meselesi yalnız başına ele alınamaz ki.

Bir de Misak-ı Millî takıntımız var. ‘Nedir Misak-ı Milli?’ diye sorduğumuzda dilimize ilk yapışan cevap, ‘millî sınırlar’ oluyor. Oysa Misak-ı Millî’nin bir sınır meselesi olmadığını, tabir caizse bir ‘konsept’, yani tasavvur olduğunu, bunu belirleyecek yegâne kriterin de milletin çıkarı olarak konulduğunu bizzat Gazi Mustafa Kemal, TBMM kürsüsünden açıkça ilan etmişti. Buna rağmen hâlâ Misak-ı Milli sınırlarımızdan söz edenler oluyor. Bunlar ya Atatürk’ü anlamıyor yahut anlamak istemiyorlar.

Kestirmeden söylersek, Sevr de, Lozan da Mezopotamya petrolleri ve İngiltere’nin güvenlik algılamalarını tatmin etmek içindi; daha da ötesi, kendisi sayesinde yenilgiye uğrayan Almanya’dan boşalan alana İngiltere’nin bütün pençelerini geçirmesinden rahatsızlık duyan ABD’nin karşı atağı da petrol içindi. İngiltere, Amerika’yı petrol bölüşüm işinin içine karıştırmamak için uğraş veriyor, Amerika ise dışında kalmayı çıkarlarına aykırı görüyordu.

Bunu en iyi, Sevr’de sınırlarımız dışında kalan Çölemerik’in (Hakkari merkez) Lozan’da sınırlarımız içine alınmasından, buna karşılık sınırlarımız içinde kalan Musul’un kuzeyinden bir parçanın, Süleymaniye ve civarının Musul’da dolayısıyla sınırlarımızın dışında kalmasından anlayabiliriz.

Öyleyse esas mesele bizim için bağımsızlık, petrol şirketleri için ucuz enerji, emperyalizm için ise stratejik güvenlikti. Bunun garantilenmesi Lozan’daki ana davaydı.

İşte Musul konusunda 1926 yılına kadar süren yalpalamalarımızın kökeninde, emperyalizmin gerçekte bu bölgede ne yapmak istediğiyle ilgili gerçeklerin zamanla anlaşılması yatmaktaydı. Gerek Lozan’da Lord Curzon’un itiraf mahiyetindeki konuşması, gerekse Turkish Petroleum Company’nin (TCP) Lozan’dan sonra ABD’yi de ortakları arasına alması, aslında emperyalizmin derdinin kuru kuruya toprak olmayıp verimli, ama yeraltı serveti bakımından verimli toprak olduğunu gösteriyordu.

1923 Şubat’ında TBMM tartışıyordu Lozan’da verilen sözleri. Tartışmak ne kelime, dalgalar gibi köpürüyordu vekillerimiz. Hele Erzurum mebusu Hüseyin Avni [Ulaş] Bey ile Mustafa Durak Bey’in konuşmaları… Sınırları zorluyordu. Şöyle demişti Hüseyin Avni Bey:

“Hey’et-i Vekile [Bakanlar Kurulu] ve BMM, Misak-ı Millî’den zerre kadar fedakârlık ederse icab-ı namus-u millî için [millî namusumuz için] çekilip gitmelidir.” Yani hükümetin istifasını istiyordu. Ali Şükrü Bey ise Lord Curzon’un bir ara gündeme getirdiği Musul topraklarının bir kısmının (Sevr’de bizde gözüken toprağın) Türkiye’ye devredilmesi teklifinin geri çevrilmiş olmasını büyük bir fırsatın kaçırılması olarak görüyordu. Operatör Emin Bey ise daha korkutucu bir ihtimalden bahsediyordu: “Musul’u verdiğimiz gün, hudut Erzurum’dur.”

1926’ya geldiğimizde konuyu havale ettiğimiz Milletler Cemiyeti’nin, Musul’un Irak’ın bir parçası olduğu yönündeki kararının İngiltere’nin elindeki kozları artırdığını ve Dışişleri Bakanımız Tevfik Rüştü Aras’ın karşısındaki kurt diplomatlarla başa çıkmakta zorlandığını görüyoruz. Önce Türk Petrol Şirketi’nden hisse alınması gündemdeydi. Musul’u bıraktık, bari petrol kuyularından hisse alalım anlayışı Lozan’da İngilizlerin oyunuyla gündemimize girmiş, bu zaafımızı gören İngilizler, ekonomik durumumuzun nasıl bir bunalım içinde bulunduğunu gördükçe baskılarını artırmışlardı.

Sonunda İngilizler petrolden hisse vermek istemediklerini, sadece gelirinden pay (royalty) verebileceklerini belirttiler. 30 Mayıs 1926’da Dışişleri Bakanı Aras, İngiltere murahhası Lindsay’e % 10 gelir payına razı olduklarını bildirdiğinde İngilizler derin bir nefes aldılar. Çünkü Londra’dan kendilerine hem daha uzun vadeli, hem de daha yüksek (% 25 gibi) bir pay ödemeye hazır olmaları söylenmişti. 5 Haziran günü İngiltere ile Türkiye arasında Ankara Antlaşması imzalandığında o güne kadar İngiliz aleyhtarı söylemi dillendiren Türk basını birdenbire sesini kesmişti. Artık İngiltere’den olumsuz bir dille söz etmek neredeyse yasaktı.

Yine de Musul’un ucuza gittiğini düşünenler, 10 gün sonra hiç seslerini çıkartamaz olacaklardı. ‘Neden?’ dediğinizi işitir gibi oldum sanki. Hatırlatayım: İzmir Suikastı girişimi ortaya çıkartılmış ve hâlâ mırın kırın eden basın ve büyük paşalar, mahkemelere ve hapishanelere doldurularak sesleri kesilmişti.

Musul konusunda en iyi kitaplardan birisi olduğuna inandığım “Musul Sorunu” adlı çalışmasında İhsan Şerif Kaymaz’ın da isabetle belirttiği gibi, Musul konusunda her şeyi kazanmamıza elbette imkân yoktu; ama her şeyi de kaybetmemiz gerekmiyordu.

Musul’un yitirilmesi, 1926’da Meclis tarafından tepkiyle karşılanmıştı. Bugün artık bu yara, unutulup gitti. Ama kanamaya devam ediyor. İçin için… En azından Lozan’ın bir zafer olmadığını hatırlatıyorsa o da bir teselli kaynağıdır.

Mustafa Armağan
__________________
Eğer DOKUZ CanLı OLsaydın BiLe

En FazLa SEKİZ Kez KaçabiLirdin ÖLümden

BiLki YEDİ DüveLe SuLtan OLsan Dahi

Yerin ALTI Mekan OLacak Sana

En FazLa BEŞ Metre Kumaş GötürebiLeceksin

Kapatacaksın DÖRT Açsanda GözLerini

Bu Dünya ÜÇ GünLük Fani Dünya

AzraiL'in Yanında İKİ Kat OLup YaLvarsanda NafiLe

ELbet BİRGün ÖLeceksin

İşte O Zaman Herşey SIFIR Dan BaşLayacak...

blackenemy isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
'Transferi kapattık' diego Fenerbahçe 2 08.01.08 19:15
Kalemizi kapattık ZeuS Fenerbahçe 0 08.11.07 17:12
halam milletvekili oldu kartal-GOL-GOL-GOL İtiraf Köşesi 58 11.08.07 22:27
Sadece 3 Milletvekili maaş istemedi burakveelif Türkiye Gündemi 0 22.06.07 13:30
Seçmen yeni, milletvekili dağılımı eski recep_oflu Türkiye Gündemi 0 06.05.07 14:18




Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2007, Jelsoft Enterprises Ltd.
LinkBacks Enabled by vBSEO 3.1.0
ForumTayfa

Arşiv: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 95 96 97 98 99 100 102 103 104 105 106 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 167 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 257 258 259


ForumTayfa - Link Değişimi
ForumTayfa.Net | Sahil Oto | Nazhar | MySpace TopSites | Voip Destek | Tamamıucuz.com | fikiristan.com | Link Değişimine Katılın |

Sitemiz bir forum sitesi olduğundan dolayı, kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. ForumTayfa Yöneticileri mesajları itina ile kontrol etse de, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız iletisim@forumtayfa.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Any member of our web site has the right of adding comments instantly without getting permisson due to the forum structure of our site basis. Althought, our site modarators check comments with care, all the responsibilities sourced from these comments directly belong to the members. If you still find any illegal content in our site ( A.buse, H.arassment, S.camming, H.acking, W.arez, C.rack, D.ivx, Mp.3 or any Illegal Activity ), please report us via iletisim@forumtayfa.com .Your reports will be evaluated as soon as the arrival of your e-mail.