![]() |
|
|||||||
| Gezilecek, Görülecek Yerler, Eğlence Mekanları Gezip gördüğümüz, tavsiye edeceğimiz mekanlar hakkında herşey... |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Canımın İstanbul Köşesi..
![]() Üyelik tarihi: Dec 2006
Nerden: ankara
Mesaj Sayısı: 16.960
Konu Sayısı: 4130
Takım: Beşiktaş
Rep Gücü: 21322
Rep Puanı: 2130406
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
|
[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir. Üye Olmak İçin Tıklayın...] 750 yıllık geçmişe sahip Yörük köyünde en eski ev 450, en yenisi 90 senelik. 450 yıllık "Obabaşı" günümüze Odabaşgil olarak gelmiş ve en eski ev unvanına sahip. Halk büyük şehirlere göç edince bugün köyde yaşayan 60 kişi kalmış. Yörük köyü Safranbolu'nun yanıbaşında aynı mimariye sahip doğal özellikleriyle bozulmadan, yağmalanmadan günümüze kadar gelebilmiş ender köylerden biri. Yöre halkının büyük şehirlere göçü nedeniyle halen terk edilmiş görünümündeki şirin köyün tamamı adeta açık hava müzesi. Safranbolu'nun merkez köylerinden biri olan Yörük Köyü, Safranbolu'nun 20 km doğusunda yer alıyor. 140 hanelik köyün iç ve dış mimari zenginlikleri bölgeyi ziyaret eden turistlerin de önemli duraklarından birini oluşturuyor. Yörük Köyü'nün kuruluş hikayesi şöyle: Hüseyin-Hacı-Davut isimli üç kardeşin yönetimindeki Yörük aşireti Orta Asya'dan dağılan Oğuz Türkleri'nin Karakeçili aşiret kollarından biri. Üç kardeşin en büyüğü Hacı Hüseyin ve beraberindekiler bugünkü Yörük Köyü'nün orta mahallesindeki Hafız Pınar'ı olarak bilinen, halk arasında "Çökön" ismiyle anılan alana çadırlarını kurup yerleşmişler. Hayvancılıkla uğraşan yörüklere zamanla meralar yetmez olmuş. Kardeşlerden ikincisi Hacı grubuyla "Hacılar Obası Köyünü", üçüncü kardeş Davutta etrafındakilerle beraber "Davut Obası Köyünü" kurmuşlar. [Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Yörük köylüleri 250 sene göçer olarak çadırlarda yaşama devam etmişlerse de Osmanlı devletinin yerleşik düzene zorlamasıyla köyler oluşmuş. 750 yıllık geçmişe sahip Yörük köyünde en eski ev 450, en yenisi ise 90 senelik. 450 yıllık "Obabaşı Evi" günümüze Obabaşgil olarak değişerek gelmiş ve halen en eski ev olma unvanına sahip. [Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Yörük Köyü Evleri Aşı boyası, civit mavisi, tahini gibi renklere boyanmış evlerde ahşap doğramalar, kapaklar, torbalı parmaklıklar, sürme kafesler ilk bakışta dikkati çeken özellikler. 150-200 yıllık evlerde iç süslemelere duvar ve tavan kaplamalarına da oldukça özen gösterilmiş. Uğura inanan Yörük köyü sakinleri evlerinin saçak uçlarına eskiden vurdukları geyiklerin boynuzlarını da asmışlar. 2-3 hatta 4 katlı olarak inşa edilen Yörük köyü evlerinde alt kat ahır olarak kullanılırken, girişte evin kileri, bahçesinde kuyusu bulunuyor, üst katlar oturma amaçlı odalara ayrılıyor. Pencereler kafesli, panjurlu, kapılar ise birbirinden ilginç ve estetik kilitlerle süsleniyor. [Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir. Üye Olmak İçin Tıklayın...] NASIL GİDİLİR? Karabük e giden otobüslerden indikten sonra Kastamonu yoluna saparak devam edenler 18 km sonra Yörük köyüne olaşabilirler. Sabah köyden, akşam Karabük'ten minibüs seferleri de yapılıyor. İstanbul veya Ankara'dan özel araçla otobanı tercih ederek Gerede kavşağına gelenler Samsun yoluna dönüyorlar. Bu yol daha sonra ikiye ayrılıyor. Sola devamla Karabük'e gelenler Safranbolu istikametinde ilerleyip bu defa sağa Kastamonu'ya giden yol üzerinde ayrılarak, 1,5 km içerde bulunan Yörük köyüne girebilirler. Köy içi sokaklar parke taşı kaplı araçla dolaşmaya ve yürümeye müsait.
__________________
sen benim esirliğimsin, sen benim hürriyetimsin, sen çıplak yaz günü yanan etimsin sen memleketimsin. sen ; ela gözlerinde ela gözlerinde yeşpareler... sen; büyük,güzel ve muzaffer ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin... hoş geldin kadınım hoş geldin hoşgeldin kadınım yorulmuşsundur, nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını ne gül suyum, ne gümüş leğenim var susamışsındır, buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim. acıkmışsındır, sana beyaz keten örtülü sofralar kuramam, memleket gibi yoksul ve esirdir oda hoşgeldin kadınım hoşgeldin benim ayak bastın odama 40 yıllık beton çayır çimen şimdi güldün ; güller açıldı penceremin demirlerinde ağladın; avuçlarıma dökuldu inciler... hürriyet kadar zengin ve aydınlık doldu odam hoşgeldin kadınım benim hoşgeldin kadın kadınımmmm kadınımmmmm kadınımmmmm… |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|