![]() |
|
|||||||
| Gezilecek, Görülecek Yerler, Eğlence Mekanları Gezip gördüğümüz, tavsiye edeceğimiz mekanlar hakkında herşey... |
| Tags: ihlara vadisi |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Beşiktaşım hayat sensin..
![]() Üyelik tarihi: Jul 2007
Nerden: izmir
Mesaj Sayısı: 11.170
Konu Sayısı: 990
Takım: Beşiktaş
Rep Gücü: 14916
Rep Puanı: 1490352
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ihlara Vadisi'nin vahşi cazibesi ![]() 14 km uzunluğundaki vadide, dere yatağına dağılmış zümrüt yeşili ağaçlar ve örtücü kuşların su sesine karışan "konseri" ile tarihin gizemli sesi sizi doyumsuz bir lezzete çağırıyor... Bu çağrıyı duyup, Ihlara'ya koşarsanız eğer, merdiven inip çıkarken ya da Melendiz Çayı'na paralel patika yolu aşarken, terlemekten kaygılanabilirsiniz. Ancak, bu kaygı sizi durdurmayacak. Çünkü, 60-70 yaşını çoktan devirmiş turistlerin bile gençlere taş çıkartırcasına bu parkuru tamamladığını görünce vadinin havasının ne denli enerji verdiğine tanık olarak yola koyulacaksınız. Kapadokya bölgesinde gezi yapan turist gruplarının vazgeçilmez duraklarından biri de "Ihlara Vadisi"dir. Melendiz Çayı'nın ortasından geçtiği vahşi doğa, cazibesiyle turistleri kendisine hayran bırakıyor. Sarp kayalıklara oyulmuş kiliseler, mağaralar ve bıçak gibi keskin kayalar görkemli yapısıyla bölgede daha önce gördüklerinizi unutturacak nitelikte. 14 km. uzunluğundaki Ihlara Vadisi'nin ortalama 4 kilometresi gezilebiliyor. Gençlerin rehberliği Ihlara'ya gelince tesisler girişinde aracınızı otoparka bırakıp cafe içinden geçerek müze gişesine geliyorsunuz. Emekli ve memurlardan, sivillerden ayrı ücret talep edilirken, öğrencilerden ücret alınmıyor. Vadiyi gezmek için 08:30'dan 19:30'a dek vaktiniz var. Önce seyir terasından genel panoramaya şöyle bir bakıp başlıyorsunuz kanyonun kalbine inmeye. ![]() Yüzlerce basamakla Melendiz Çayı kıyısına geldiğiniz zaman patika yol kenarındaki tabelalar size hangi kilisenin nerede olduğu hakkında yön gösterecek. Arzu edenlere bölgenin gençleri de rehberlik yapıyor. Kiliseler içinde gezilebilir olanları Ağaçaltı, Sümbüllü, Yılanlı, Pürenli, Karagedik ve Kokar kilise. Birçoğuna kayalardan tırmanarak veya basamak çıkarak ulaşabildiğiniz için, kısa şort ve lastik ayakkabı en gerekli ihtiyaçlarınız. Vadi genelde çok soğuk olmuyor. Bunca merdiveni inip çıkarken, mağaralara tırmanıp Melendiz Çayı'na paralel giden patikaları aşarken belki biraz terleyeceksiniz ama 60-70 yaşını çoktan devirmiş turistlerin bile gençlere taş çıkartırcasına bu parkuru tamamladığını görünce kendinize de güven gelecek. Üstelik, bölge havasının size de ne denli enerji verdiğine şahit olacaksınız. Vadide ilk dikkatinizi çeken şey, dere yatağına dağılmış olan zümrüt yeşili ağaçlar. Akasya, söğüt, çitlenbik, kavak, badem, ceviz ve şamfıstığı ağaçları ile kuşburnu çalıları, kışkırtıcı güzellikteki koku ve görünüşleriyle kır çiçekleri... Köylülerin kanyon içindeki tapulu arazilerinde sebze yetiştiriliyor. Melendiz Çayı'nda ötücü kuşların sesi su sesine karışıyor ve verdikleri "konser" geziniz boyunca size eşlik ediyor. İbibik, yabani, güvercin, bıldırcın ise vadinin diğer konukları.Çayda alabalık, karabalık ve sazan da var. Köyün gençleri kepçe, serpme, germe ve olta ile bunları tutup yerken, kışın da vadiye gelen keklik ve tilkiler için ava çıkıyorlar. Ihlara'ya gelen turistler arasında Fransızlar çoğunlukta. Alman ve İtalyanlar'a bu yıllarda çok sayıda Japon eklenmiş. Vadinin zaman zaman daralan boğazlarında hiç görülmemiş yer altı kiliselerine de rastlanıyor. Genellikle üç katlı olarak inşa edilen kiliselerin ilk katları Melendiz Çayı'nın getirdiği alüvyonlarla dolmuş. Gezilebilen kiliselerin ikinci ve üçüncü katları görülebiliyor. Bir kısmı ise, yıkılmış ve tahrip olmuş. Göçük altında kalanlarla vadi 105 kiliseye sahip iken, günümüze gelen 15 kilise var. Yabanıl doğadan etkilendiyseniz vadiye içerden ve dışardan devam edin. Belisırma Vadisi, Yaprakhisar, Selimiye, 300 Sekemek ve Kervan yolunu görünce yörenin ilginç yeryüzü şekli ve jeolojik yapısı size bir başka gezegende olduğunuz izlenimi yaratacak. Ihlara girişindeki hediyelik eşya dükkanından bölgeyle ilgili kitap, kartpostal ve çeşitli hatıra eşyası alabileceğiniz gibi, halı heybe gibi Anadolu motifi el yapımı özgün hediyeliklere Aksaray-Ihlara yolundaki tezgahlarda da rastlayabilirsiniz. Melendiz'in kenarında, Hasan Dağı'nın eteklerinde... Hava kararsız, güneş saklambaç oynar gibi bir görünüp, bir kayboluyor. Uygun mekanı bulmanın huzuruyla, başlıyorum fotoğraf çekmeye... Nerede mi? Güzelyurt, Ihlara, Belisırma, Kervanyolu 300 Sekemek, Yaprakhisar ve Selime'de, Melendiz çayının kenarında, Hasan Dağı'nın eteklerinde... İlkbaharda Kapadokya bölgesi bir başka güzel olur. Doğa çiçek açıp, üzüm kütükleri yeşerince, peri bacaları, vadiler ve ilginç görünümlü kaya oluşumları renklenerek daha da görsellik kazanır. Ürgüp, Göreme, Avanos, Zelve, Uçhisar ve Soğanlı çok yazıldı, çizildi. Bu nedenle bu kez farklı bir rota izleyeceğiz. Yine Kapadokya'dayız ama, Aksaray iline bağlı Güzelyurt, Ihlara-Belisırma ile başlayıp, Kervanyolu 300 Sekemek ve kiliselerle devam eden Selime-Yaprakhisar güzergâhını gezeceğiz. ![]() Ve girdim Ihlara vadisine. Melendiz çayının yarıp geçtiği ürkütücü doğasıyla, antik Belisırma köyüne. Öyle, böyle değil... Ihlara'yı sulayıp çıkan Melendiz, sonraları Belisırma köyünün içinden geçiyor. Belli ki acelesi var, durduran da yok zaten. Yağışlar, eriyen karlar ve yeraltı sularıyla karışarak kabara kabara akıyor. 14 km boyunca, 26 kıvrım yapıyor. Köy tam karşınızda, tamamını ve nereye gideceğinizi görüyorsunuz. İki yamaçta sıralanmış sağlı, sollu oyulmuş kayaların arasında büyük bir sessizlik içinde yolunuza devam ederken, inişte bir tabelayla karşılaşıyorsunuz. Üzerinde Direkli Kilise, Pillareo Church, Bahattin Samanlığı (Kilise Bahattin's) Strow-yard yazıyor. Ağaçaltı Kilisesi ![]() Ihlara Vadisi içerisinde, vadiye giriş merdivenlerinin güney kısmında yer almaktadır. Haç planlı, kubbeli haç kolları beşik tonozlu, üç apsisli bir kilisedir. Ana apsis ve güney yan apsis yıkılmıştır. Kiliseye giriş yıkık olan bu ana apsistendir. Beyaz zemin üzerine kırmızı, gri ve sarı renkler kullanılmış, kuzey haç kolu tonozu oldukça zengin bitkisel ve geometrik motiflerle süslenmiştir. Kilise İkonoklastik Dönem öncesine ya da IX.- XI. yüzyıllar arasına tarihlenmektedir. Freskolarda, vahiy, ziyaret ve doğum, Mısır'a kaçış, Hz. İsa'nın vaftizi ve Hz. Meryem'in ölümü işlenmiştir. Kubbede ise, göğe çekiliş sahnesi yer alır. Kokar Kilise ![]() Tek nefli ve Beşik tonozlu olan kiliseye bugün yıkılmış olan apsisinden girilebilmektedir. İhtiyaç nedeniyle kayanın iç kısımlarına doğru oyularak cenaze salonu nefe ilave edilmiştir. Süslemelerin tonuna gri renk hakimdir. Oldukça iyi korunmuş olan tonozda büyükçe bir haç motifi vardır. Haç motifin ortasında yer alan kare çerçeve içerisindeki el motifi üçlü kutsama işaretidir. Çerçevesinde ise oldukça zengin dört alana ayrılmış geometrik bezemeler yer alır. Kilise IX.yüzyılın sonlarına tarihlenmektedir. Kilise içerisinde Deesis, Müjde, Ziyaret, Bakireliğin ispatı, Doğum, Üç müneccimin tapınması, Vaftiz, Üç yahudi gencin fırında yakılması, Mısır’a kaçış, Son yemek, İhanet, İsa çarmıhta, Kadınlar boş mezar başında, İsa’ nın göğe yükselişi, İsa’ nın Gömülmesi, Pentakost ve aziz tasvirlerini içeren freskolar bulunmaktadır. Yılanlı Kilise Haç planlı, beşik tonozlu ve apsislidir. Kuzey duvarında bulunan şapelin içinde keşiş mezarları yer alır. Kuzeyindeki ve güneyindeki dar haç kolları, tavanı kabartma bir haçla bezeli merkez mekanı çevreler.Batı duvarındaki yılanların saldırısına uğramış dört çıplak günahkar kadınla ilgili sahneden dolayı kiliseye bu ad verilmiştir. Sekiz yılanın saldırısına uğrayan birinci kadına ait kitabe tahrip olduğundan suçu anlaşılmamaktadır. Yılanlar ikinci kadını çocuğunu emzirmediği için göğsünden, üçüncü kadını yalan söylediği için ağzından, dördüncü kadını itaat etmediği ve söz dinlemediği için kulaklarından ısırmaktadırlar. Yılanlı Kilise IX.yüzyılın sonlarına tarihlenmektedir. Sümbüllü Kilise ![]() Manastır mekanları iki kat halinde kaya kütlesine oyulmuştur. Aziz tasvirleri Kapadokya ve Bizans tipinden çok ayrıdır. Plan V. ve VI. yy. yapılarına uygundur. Bu bölgedeki diğer üç kilise ise, ayrı bir gruptur.Azizler diğerlerine benzer, fakat ortaçağ özelliğine kaymıştır. İncil’den az metin verilmiştir. Bunlarda da Suriye etkisi açıktır. Göreme ve diğer kiliselerde rastlanmayan özellikler ve ifadeler vardır. Bütün resimlerde İncil sahnelerinin sembolik bir üslupla gösterildiği dikkati çekmektedir. Eğritaş Kilisesi Büyük bir tapınak ve vadinin en eski yapılarından olduğu anlaşılan kilisenin Meryem'e ithaf edildiği, doğu duvarındaki bir kitabede belirtilmiştir. İki melek arasında oturan İsa, iki melek ve altı piskopos arasındaki Meryem, Hz. Yusuf'un rüyası, Mısır'a kaçış, vaftiz, Kudüs'e giriş gibi tasvirlerin yer aldığı fresklerin oldukça yıpranmış olmalarına karşın, boyaları günümüzde de renkli ve canlıdır. Belisırma’daki kiliseler Bizans tipindedir. Bazı küçük ayrıntılar yerli veya daha doğudan gelen etkilere örnek ise de genel üslup Bizans’tır. Bütün bu kiliselerden sadece ikisinin tarihi tespit edilmiştir. Direkli Kilise (976-1025), Saint Georges Kilisesi ise (1283-1295) yıllarına aittir. Sonuncusu çağının sanatının tipik bir örneğidir.Bir Selçuk Sultanının elbisesini gösteren resim, Türk hükümdarının himaye ve yardımı ile bu kilisenin yapıldığına belge teşkil etmektedir. X.yüzyılın ortasında Bizans’lıların Toroslar ve Klikya bölgelerini geri almasıyla Ihlara bölgesinde de yeni kiliseler yapılmıştır. Bahaddin Samanlığı Kilisesi, Sümbüllü Kilise ve Direkli Kilise resimleri bu yüzyıla tarihlendirilmektedir. Ala Kilise, Akhisar’daki Çanlı Kilise ve Karagedik Kilisesi XI.yüzyıl başlarındaki Bizans sanatına örnek teşkil etmektedir. Eski kiliselere sonradan bazı Bizans tipi resimler de ilave edilmiştir. Bu davranış, XI.yüzyılda Selçukluların bölgeye gelmesiyle son bulur. Fakat bölgedeki dini hayat devam etmiş, 1924’deki nüfus mübadelesiyle de son bulmuştur. Direkli Kilise Belisırma köyü karşısında kayalara oyularak yapılmış olan Direkli Kilise'nin giriş koridoru ve 3 mihraplı kubbe merkezi, 6 direk üzerine oturtulmuş. Bu yüzden de Direkli Kilise adıyla anılıyor. Tahrip olmakla beraber duvarlarda hâlâ azizlerin, meleklerin ve çeşitli kompozisyonların yer aldığı resimler görülebiliyor. Bahattin Samanlığı Kilisesi Direkli Kilise'nin 50 m yanında yer alan Bahattin Samanlığı Kilisesi, 1950'li yıllara kadar yerleşim yeri olarak kullanılmış. Burada yaşayan Bahattin adındaki birinin kiliseyi samanlık olarak kullanması nedeniyle de, köylüler kiliseye bu adı vermişler. Beşik çatılı 3 hücre kubbesi, 6 kemerli, geniş koridorlu kilisenin duvarlarında, çeşitli tasvirler yer alıyor. Bütün bunları sağımda bırakıp; Melendiz çayı üzerindeki köprüden karşıya, sola tırmanarak tepeye çıkıyor ve bu kez Alakilise Bezirhane tabelası ile göz göze geliyorum. Belirsırma'nın eski sakinleri, Izgın ve Zeyrek otlarından yağ elde ederlermiş. Burgularla hasırlar arasında otları sıkar, küpe akıtır, sonra da elde ettikleri bu yağı lambalarda yakarlarmış. Zamana meydan okuyan mimarisi ile kilise duvar süsleri yerli yerinde. Fresklerin boyaları ise zaman aşımına uğrayıp kaybolmuş. Taş mengene, havuz, fırın, ahşap pres burgu makinesi görülebilecekler arasında yer alıyor. Buna benzer kaya oyuklarından yapılmış barınma yerlerinden oluşan birçok yerleşim alanı bulunuyor. Köy genelde bomboş. Kimsenin bilmemesinin cezasını çekiyor gibi. Ara sıra turist otobüsü gelirse, tur sonunda Melendiz çayı kenarında oturanlar yorgunluk atarken, kır lokantaları müşteri görmüş oluyor. Belisırma'dan çıkıp Ihlara yolu üzerinde ilerlerken, ilginç yeryüzü şekilleri ile karşılaşıyorsunuz. Bölgenin jeolojik yapısının örnekleriyle göreceğiniz köyler ve vadinin oluşumunda başrolü oynayan Hasan Dağı, tüm görkemiyle yol boyunca size eşlik ediyor. Sivri uçlu şapkasız dev Peri Bacaları, volkanik kayalar ve yükseklikleri farklı yerlerdeki yerleşim birimleri de turistlerin dikkatini çekiyor. Din ve kültür zenginliğinin yoğun olduğu Selime ve Yaprakhisar yolunda aracınızı yol kenarına park ettiğiniz, hatta yavaşladığınız anda çevreniz yöre çocukları ile doluyor. Kiliseleri gezdirmeyi ve rehberlik yapmayı iş edinmiş çocuklar, ısrarcı tutumlarını inatla sürdürüyorlar. Kıyıda köşede kalmış ilginçlikleri göstermenin heyecanını yaşarlarken, harçlıklarını da çıkarıyorlar. Vadinin oluşumu Üçüncü jeolojik devirde doğuda Erciyes, batıda Melendiz dağları, aynı anda faal hale geçip lav püskürtmüş. Melendiz'in tepesinde yer alan Hasan Dağı'na kadar olan bölge lavla kaplanmış. Melendiz ile Erciyes'in farklı lavların birbirine karıştığı yerlerinde hafif dalgalı yaylalar oluşurken, eteklerde daha yoğun olan Andizit ve Bazalt türü sert lav katmanları zamanla volkanik tüf ve kalkerli tabakalara dönüşmüş. Yağmur, rüzgar gibi doğa etkenleri sonucu erozyona uğrayan yeryüzü, aşınarak Peri Bacaları görünümü sergilemişler. Ihlara'da erozyonu hızlandırıp derinleştiren Melendiz çayı, Ihlara-Selime arasında yer yer genişleyip yatağını derinleştirerek, bölgenin oluşumuna katkı sağlamış. ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Ohne Sie ! :(
![]() Üyelik tarihi: Jan 2007
Nerden: Ne Farkeder ?!
Mesaj Sayısı: 6.830
Konu Sayısı: 866
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 11829
Rep Puanı: 1182176
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
|
Gerçekten harika bir yer yer..herkese tavsiye ederim .. Hala hayalimde burası . .tşkler .
__________________
MariaTeresaBagardo ![]() ![]() Ayrılığın bile bir yaprak esintisi kadar kıpırdatamadığı bu gönlü ne yapayım ben şimdi? xtunner@forumtayfa.com
|
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| ::::::Kurtlar Vadisi:::::: | Dr.TaKa | Karikatürler | 2 | 13.03.08 20:42 |
| Banlananlar Vadisi:) | angel_dilara | Komik Yazılar ve Fıkralar | 0 | 24.01.08 15:31 |
| Ölüm Vadisi | alayına_gider | Genel Kültür | 2 | 08.11.07 07:15 |
| Kuşlar Vadisi... | fatihkonak | Komik Videolar | 2 | 04.07.07 03:38 |
| kelebekler vadisi | engineerozx | Kendi Çekimlerimiz | 2 | 16.02.07 19:53 |