ForumTayfa  

Geri git   ForumTayfa > Eğitim > Liseler
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Forumları Okundu Kabul Et

Liseler Liseler hakkındaki sorunlarınız, ödevleriniz vs konuları paylaştığımız bölüm...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04.01.08, 14:00   #1 (permalink)
Aslanlar Tayfası
 
Dr.TaKa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2007
Nerden: Sensizlikten. . . Mesajlar: 99,999
Mesaj Sayısı: 8.233
Konu Sayısı: 2103
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 8264
Rep Puanı: 825407
Rep Derecesi : Dr.TaKa 0-120000Dr.TaKa 0-120000Dr.TaKa 0-120000Dr.TaKa 0-120000Dr.TaKa 0-120000Dr.TaKa 0-120000Dr.TaKa 0-120000Dr.TaKa 0-120000Dr.TaKa 0-120000Dr.TaKa 0-120000Dr.TaKa 0-120000
Ruh Hali:


Su ve çevre sağlığı



DÜNYA’DA SUYUN ÖNEMİ
DÜNYA SU GÜNÜ (22 Mart 2002)

Su, bireylerin en temel gereksinimi olma ve başlıca ekonomik faaliyetlere kaynaklık etme özelliği ile ulusların devamlılığı için yaşamsal bir kaynaktır. Sosyal ve ekonomik faaliyetlerin sürmesi büyük ölçüde temiz ve yeterli su arzına sahip olmaya bağlıdır. Su kaynaklarının geliştirilmesi ekonomik üretkenlik ve sosyal refaha doğrudan katkı yapmaktadır. Öte yandan, nüfus ve ekonomik faaliyetler arttıkça birçok ülke hızla su sıkıntısı çeker duruma gelmekte ya da ekonomik gelişmeleri kısıtlanmaktadır. Sürdürülebilir kalkınma politikası doğrultusunda, su kaynaklarını tasarruflu kullanma bilinci yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası her düzeyde geliştirilmelidir.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, 1992 yılında Rio de Janerio’da düzenlenen BM Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda dünyada suyun giderek artan öneminden dolayı her yıl 22 Mart gününün "Dünya Su Günü" olarak kutlanmasına karar vermiştir. Ortaya çıkışı, BM Çevre ve Kalkınma Konferansı’nın sonuç metni olan Agenda 21’in su kaynaklarının gelişimi ile ilgili 18. bölümüne dayanan Dünya Su Günü, suyun önemi ile ilgili bilincin geliştirilmesi ve Agenda 21’de sunulan önerilerin uygulanmasının sağlanması için, bütün ülkelerin ulusal düzeyde konferans, seminer, sergi, yayın ve doküman dağıtımı gibi bir dizi etkinlik yapmasını teşvik etmeyi amaçlamaktadır.
Dünya Su Günü 22 Mart 1993 tarihinden bu yana ve her yıl farklı temalarla kutlanmaktadır. Geçen yıl Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) düzenlediği Dünya Su Günü’nün teması "Su ve Sağlık" idi. Dünyada 1.2 milyar insanın güvenli su kaynaklarına ulaşamadığı ve az gelişmiş ülkelerde ortaya çıkan hastalıkların %10‘nun yetersiz ya da sağlıksız su kaynaklarından kaynaklandığı gerçeği gözönünde bulundurulduğunda, bu temanın önemi daha iyi anlaşılabilecektir. Dünya Su Günü’nün bu yılki teması ise "Su ve Kalkınma" dır. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) öncülük ettiği bu yıl ki Dünya Su Günü’nün önemi, sadece bu önemli olayın 10. yıldönümü olmasından değil, aynı zamanda BM Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı’nın da bu yıl yapılacak olmasından kaynaklanmaktadır. Ulusal düzeyde yapılacak 2002 Dünya Su Günü kutlamaları bu tema ile ilgili kamuoyu duyarlılığını artırarak Zirve hazırlıklarını destekleyecektir. 2003 yılı kutlamaları için öngörülen tema ise "Su ve Felaketler"dir. Bu tema çerçevesinde 2003 Dünya Su Günü, sel ve kuraklık gibi doğal afetlerin önemi ve nedenleri ile ilgili bilgi birikimini artırmaya ve bu felaketlerle nasıl başa çıkılabileceği konusunda çözümler aramaya yönelik bir dizi faaliyetlere sahne olacaktır.
Yeryüzündeki suyun %97’si tuzludur. Geriye kalan ve büyük bir bölümü Kuzey ve Güney Kutuplarında buzullar içinde donmuş olan %3’lük tatlı su kaynakları için insanlar, bitkiler, yaban hayat, tarım ve sanayi rekabet etme durumundadırlar. Son 10 yılda bu kısıtlı su arzı üzerindeki küresel su talebi 6 - 7 kat artmıştır; bu oran dünya nüfusu artış oranının iki katından fazladır. Öte yandan, dünya nüfusunun 2025’de 8.3 milyara, 2050’de ise 10-12 milyara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Halen, yoksullar başta olmak üzere, dünyada 2.4 milyar insan yetersiz ve kalitesiz su nedeniyle sağlıksız koşullarda yaşamaktadır. Dünyanın birçok bölgesinde yaşanmakta olana kırsal alanlardan kentlere göç, çok sayıda insanın yeterli sağlık hizmetlerinden, güvenli içme suyundan, çevresel olarak güvenli yaşam koşullarından yoksun alanlarda yaşamalarına sebep olmaktadır.
Uluslararası kuruluşlar, yukarıda bir kısmı sözüedilen sorunlara çözüm arayışları çerçevesinde insan sağlığı, gıda güvenliği, endüstriyel gelişme ve eko-sistemlerin korunması için su kaynaklarının daha etkin bir biçimde kullanılması ve yönetilmesinin gerekliliğine dikkat çekmiştir. BM sistemi içinde yer alan birçok uzman kuruluşun (UNDP, FAO, UNICEF, UNESCO, WHO, WMO) girişimi ile bir seri uluslararası konferans çerçevesinde etkin ve adil su kaynakları kullanımı tartışılmış ve gözden geçirilmiştir. Bu konferanslar arasında: 1972 Stockholm BM İnsan ve Çevre Konferansı, 1977 Mar del Plata BM Su Konferansı, 1991 Delft BM Kalkınma Programı Sempozyumu: Su Sektöründe Kapasite Geliştirme, 1992 Dublin Su ve Çevre Uluslararası Konferansı, 1992 BM Çevre ve Kalkınma Konferansı sayılabilir. Birbirini takip eden tüm bu konferansların sonucunda su kaynaklarının etkin ve adil kullanımına ilişkin bir dizi ilke ve normlar ortaya çıkmıştır.
Bir yandan tarım, içme suyu ve sanayi arasında bir yandan da bu sektörler ve doğal hayat arasında su kullanımına ilişkin rekabet giderek artmaktadır. 1990’ların ortalarına gelindiğinde giderek daha çok bölge ve ülkenin su kıtlığı ile karşılaşması ile dünyada su kaynakları yönetiminde bütüncül yaklaşımların benimsenmesinin gerekliliği ortaya çıkmıştır. Dublin ve Rio ilkelerini ve "Bütüncül Su Kaynakları Yönetimi" olarak tanımlanan bir dizi ilkeyi eyleme dönüştürmek amacıyla Dünya Su Konseyi (WWC) ve Küresel Su Ortaklığı (GWP) gibi uluslararası sivil toplum kuruluşları kurulmuştur. Bu kuruluşlar, politika-yapıcılar ve kullanıcılar gibi başlıca paydaşlar arasında su ile ilgili sorunlara yönelik ilgiyi artırmaya; ilgili aktörler arasında ortaklıklar kurulmasına ve ulusal, bölgesel ve yerel düzeyde bütüncül su kaynakları yönetimine ilişkin eylemlerin gerçekleşmesine yönelik faaliyetlerde bulunmaktadırlar.
Türkiye su zengini bir ülke değildir. Uzmanlar ülkemizin 107 milyar m3 su arzına sahip olduğunu vurgulasalar da, mevcut su kaynakları zaman ve mekana göre düzensiz dağılmıştır. Öte yandan ortalama 1300 m3 kişi başına düşen su miktarı ile ülkemiz uluslararası ölçütlere göre su sıkıntısı çeken ülkeler içinde değerlendirilebilmektedir. Türkiye, sosyo-ekonomik kalkınma hedefleri doğrultusunda su kaynaklarını geliştirme projelerine öncelik vermiştir. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ülkemizin görece yoksul ve geri kalmış bir bölgesinde su, toprak ve insan kaynaklarının kalkınma amacına yönelik geliştirilmesi ve kullanılmasına dönük bir dizi fiziki, sosyal, ekonomik ve kültürel proje ve faaliyetleri kapsamaktadır.
Dünyada birçok bölgede, son elli yılda, ekonomik büyüme hedefleri doğrultusunda ileri teknolojilerin, yöntemlerin ve tekniklerin kullanımına yönelik girişimleri gözlemledik. Öte yandan bu hızlı büyüme süreci içinde aynı girişimler, sosyal eşitsizlik, çevresel yıkım ve ekolojik dengenin temelden sarsılması gibi olgularla mücadelede başarısız kaldılar. Küresel düzeyde kalkınmaya yönelik gözlemlediğimiz bu gelişmeler, kalkınmaya ilişkin genel yaklaşımlarımızda ve GAP’a özgü olarak izlediğimiz kalkınma politikalarında yeni anlayışların benimsenmesine yol açmıştır. Nitekim 1990’ların ilk yıllarından buyana, GAP bölgesinde kalkınmaya ilişkin faaliyetler GAP Bölge Kalkınma İdaresi’nin öncülüğünde "sürdürülebilir kalkınma" yaklaşımı doğrultusunda yürütülmektedir. Güneydoğu Anadolu Projesi’nin nihai hedefi, bölgede yaşayan halkın potansiyel ve tercihlerini eksiksiz bir biçimde yaşama geçirebilecekleri bir ortam yaratmaktır. GAP, su ve toprak kaynakları gibi bölgede yaşamın her unsuruna temel teşkil eden kaynakları etkin ve adil bir biçimde geliştirmeye ve kullanmaya yönelik faaliyetler çerçevesinde kadın, erkek, genç, çocuk, mevcut tüm bölge halkı ve gelecek kuşaklar için seçenekleri ve olanakları genişletmeyi hedeflemektedir.
Yalnızca ekonomik büyüme hedefli kalkınma yaklaşımlarından farklı olarak, sürdürülebilir kalkınma, insanı, kalkınmanın hem aracı hem de amacı olarak odak noktaya koyar. Bölge halkının sosyal ve ekonomik gönence erişimine yönelik projelere öncelik verir. GAP çerçevesindeki eşit, adil, cinsiyet dengeli proje uygulamaları, suyun etkin kullanımına ve katılımcılığa dayalı sulama modelleri, kalkınmanın alt yapısını oluşturan fiziki projelerin, sosyal yapıya, çevreye ve kültür varlıklarına yönelik zararlarını minimuma indirmeye çalışan projeler, kadınlar, baraj göllerinden etkilenen nüfus, çocuklar, gençler, toprakları sulama alanı dışında bulunan çiftçiler gibi dezavantajlı grupların, kalkınmadan olumsuz etkilenmemelerini ve yaratılacak refahın ekonomik geçerliliğini gözeten uygulamaların tümü sürdürülebilir insani kalkınma yaklaşımı içinde değerlendirilmelidir.
Bu yıl, Dünya Su Gününün 10. Yıldönümünü, GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve Harran Üniversitesi’nin işbirliği ile GAP’ın kalbi olan Şanlıurfa ilimizde kutluyoruz. Değerli öğretim üyelerinin, uzmanların, öğrencilerin ve Gençlik ve Kültür Evleri’nden gençlerimizin katılımıyla bu yılın teması olan "su ve kalkınma" konusunda bir panel düzenliyoruz. Panel, su geliştirilmesi ve yönetimine ilişkin faaliyetlerin sosyal-ekonomik kalkınma ile olan etkileşimine yönelik birçok hususun farklı aktörler tarafından ele alınmasına olanak sağlayacaktır. Gençlerin, geleceğin karar vericileri ve uygulamacıları olarak, panele etkin katılımı sağlanmaya çalışılmıştır. Bölge halkına küresel ve ulusal düzeyde su arzı, talebi ve kullanımı ile ilgili temel kavramları ve çarpıcı istatistikleri sunmak amacıyla broşürler hazırlanmıştır. Panelde dağıtılacak mini bir su anketi ile de katılımcıların su kullanımı, su ve sağlık, su paylaşımı, su ve kalkınma temaları üzerine görüşleri derlenecektir. Panelde, Mart 2003’de Japonya’da düzenlenecek 3. Dünya Su Forumu’na hazırlık projelerini (Su Sesi ve Sanal Su Forumu) tanıtım amacıyla, Projelerin amaçlarını ve bu Projelere katılım olanak ve yöntemlerini detaylı bir biçimde ele alan broşürler de dağıtılacaktır. Şanlıurfa’daki kutlamalarımız bir şölen havası içinde açık hava halk konseri ile son bulacaktır. Şanlıurfa’daki kutlamalara paralel olarak GAP Bölgesinde Çok Amaçlı Toplum Merkezlerimizde ve Gençlik ve Kültür Evlerinde, bir süre önce Dünya Su Günü ile ilgili dağıttığımız bilgi notları çerçevesinde, söyleşiler düzenlenecektir. Ayrıca Diyarbakır 75. Yıl Çocuk ve Gençlik Merkezi’nde ve Mardin Gençlik ve Kültür Evinde çocuklarımız ve gençlerimiz "su ve kalkınma" konulu resim faaliyetleri gerçekleştirmişlerdir. Bu ürünler çeşitli etkinlik alanlarında sergilenecek, çocuklarımız ve gençlerimiz UNICEF Türk Milli Komitesi’nin bağışladığı armağanlarla ödüllendirileceklerdir.
Kalkınmanın başlıca itici gücü olan su kaynaklarımızı bilinçli, duyarlı, akılcı, adil ve barışçı biçimde kullanmamız gerekliliğini vurgulayan 22 Mart 2002 Dünya Su Günü’nün bölgemiz halkı ve tüm insanlık için kutlu olmasını dilerim.
SU ve ÇEVRE SAĞLIĞI

Su,insan ve diğer canlıların ana ihtiyaçlarının başında gelir.İnsan vücudunun%90’ı sudur.Bütün dini kitaplarda ve Kur’anı Kerim’de de suyun kursiyeri beyan edilmiştir.Ayrıca
her şeye sudan hayat verildiği de belirtilmiştir.Aç kalan bir insanın uzun süre yaşayabilmesine
rağmen,susuz kalan bir kimse kısa zamanda ölmektedir.Fert olarak sadece içmek için gerekli
olan su miktarı fazla değildir.Bir insanın içme suyu ihtiyacı günde 3-5 lt. yi geçmez.Bununla
beraber toplumlar teşekkür edip köy,kasaba ve şehirler oluştuktan sonra fertlerin su ihtiyaçları
büyük ölçüde artmakta ve toplumların hayat standartlarına bağlı olarak fert başına günde 100-
400 lt. yi bulmaktadır.

Su temini ile çevre kalitesinin birbiri ile yakın ilişkisi vardır.Toplumların gelişmişliği,
evlerinde uygun kalite ve yeterli miktarda suyun bulunmasına bağlıdır.Toplumlar büyüdükçe
gerekli suyun temini ve kullanılmış suların zararsız hale getirilmesi daha çok önem kazanmış-
tır.Bu durumda su temini kanalizasyon tesisleri fertlerin ihtiyacı olmaktan çıkıp toplum için
bir zaruret haline gelmiştir.Yeteri kadar temiz su ve kullanılmış suları uzaklaştırma tesisleri
bulunmayan toplumlarda kolera ve tifo gibi salgın hastalıklar ortaya çıkmaktadır.

Toplumun ihtiyacı olan suyun temini ve kullanılmış suların uzaklaştırılması bir belde
İçin biri diğerinin yakından bağlı iki iş olmasına rağmen,su temini daha çok önem verilerek
önce temiz su tesisleri planlanıp inşa edilmektedir.Kanalizasyonların ve kullanılmış suların
tasfiye eden tesislerin inşasına çevre şartlarının bozulmasından sonra başlanmaktadır.Bugün
yeteri kadar suyu ve kanalizasyon tesisleri bulunmayan belediye ve yerleşme merkezlerinin
çoğunlukta olduğu ülkeler geri kalmış veya az gelişmiş memleketler sınıfına sokulmaktadır.su temini ve kanalizasyon tesisleri , bir toplum için canlılardaki kan damarları gibidir. Dolayısıyle alt yapı tesislerinin büyük bir kısmını teşkil eden su ve kanalizasyon yapıları inşa edilmeden i toplumun kalkınmasından bahsedilmez. Bunun için ilkönce toplumların ihtiyacı olan gerekli suyun temin edilmesi ; ikinci olarak da çeşitli şekillerde kullanılmış olan bu suların çevreye zarar vermeyecek biçimde uzaklaştırılması hayati önemi olan iki konudur.

SU İLE GEÇEN HASTALIKLAR

Su hastalık yapan bazı organizmalar için çok uygun bir ortam teşkil eder. Tekniğine uygun şekilde projelendirip inşa edilmeyen su temini tesislerinin işletilmesi sırasında hastalık yapan bakteriler çeşitli şekillerde suya girmekte ve bu suyu kullanan kimselere taşınmaktadırlar. İçme suyu ve kanalizasyon tesislerinin yeterli olmadığı az gelişmiş ülkelerde zaman zaman ortaya çıkan kolera ve tifo su ile taşınan iki önemli salgın hastalıklardır. Bunu içindir ki Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) gibi milletler arası kuruluşlar içme suyu ve çevre sağlığı tesislerini planlanması ve inşası için birleşmekte olan ülkelere çeşitli şekillere yardım yapılmaktadır. 1973 yılında yapılan bir çalışmaya göre 75 ülkede bilhassa kır yerleşmelerinin ancak %10’da uyumlu içme suyu bulunduğu tespit edilmiştir. Yine Dünya Sağlık Teşkilatları tarafından 1972’de yapılan bir çalışmada 1970 yılı itibariyle 90 gelişmekte olan ülkenin kır yerleşimlerindeki 1672 milyon nüfusun ancak %12 ‘sini uygun içme ve kullanma suyu sahip olduğu görülmüştür.

Bu rakamlar kolera gibi salgın hastalıkların neden gelişmekte olan ülkelerde sık sık ortaya çıktığını açıkça göstermektedir. Ülkemizde de durum çok fazla iyi değildir. 1977 yılında yayınlanan Devlet Planlama Teşkilatı içme suyu ve kanalizasyon özel ihtisas komisyonu raporuna göre 1.1.1976 tarihi itibariyle envanter durumu :

Nüfusu 3000 den büyük belediyeler için :
a) Fenni su temin tesislerinin yeterli olduğu Belediye sayısı 250
b) Tesislerin yetersiz olduğu belediye sayısı 670
c) Fenni tesis bulunmayan belediye sayısı olarak ;100
Nüfusu 3000’den küçük olan yerleşme ve merkezleri için:
a) Suyu bulunan ünite sayısı 47069 %53,15
b) Suyu yeterli olmayan ünite sayısı 21717 %24,53
c) Suyu bulunmaya ünite sayısı 19767 %22,32
olarak belirtilmektedir.
İçme ve kullanma suyunda bulunan kirletici maddeler zemine sızan kirli sulardan ve bilhassa iyi inşa edilmemiş kullanılmış su kanallarından karışabilir. Kesintili çalışan içme suyu şebekelerinde su borularının zaman zaman boşalmış olması , pis su kanallarından sızan kullanılmış suların bu borulara girmesine sebep olur. Ayrıca iyi bir şekilde korunmamış memba ve kuyular , çevredeki ziraat sağlarından ve fosseptik çukurlarından sızan pis sularla kirlenebilir. Toplumlara tekniğine uygun içme suyu temin edildikten sonra , tifo salgınının da
Ölenlerin sayısı büyük ölçüde azalmıştır. Su ile bulaşan hastalıkların önemli bir kısmı tablo 1.1’de verilmiştir.

SU KAYNAKLARININ PLANLANMASI


Günümüzde toplumların nüfusu ve buna bağlı olarak da ihtiyaçları günden güne artarken bu ihtiyaçları karşılamak için kullanılan rezervler azalmaktadır. Kaynakların bir kısmı artan ihtiyaçları karşılamak üzere tüketilirken , bir kısmı da gerekli tedbirler zamanında alınmadığı için kirletilmek süretiyle kullanılmaz hale gelmektedir.Bu durum tatlı su rezervleri için daha da kritik bir durum arz eder. Evlerde , tarımda ve sanayide kullanılan su miktarı her geçen gün artmaktadır. Ayrıca belediyelerin kullanılmış suları , su yataklarına , gerekli tedbirler alınmadan boşaltıldığından pek çok su yatağı kullanılmaz hale gelmektedir.Bunun içindir ki her ülke kendi su kaynaklarından en uygun bir şekilde kullanılmasını sağlayan plan ve programları hazırlamak zorundadır. Ülkenin yağış – buharlaşma durumları , yer altı ve yer üstü sularının miktar , depolama ve besleme potansiyelleri tespit edilmelidir. Bunun için aşağıdaki hususlar incelenmelidir.
__________________
[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir. Üye Olmak İçin Tıklayın...]


Tayfa yürektir!!! Tayfa nefestir!!! Tayfa kardeşliktir!!!

Bazen ne olursa olsun düşünmeden yürümektir bir dostun arkasından; hadi dediğimiz anda o orda kesinleşmiş bir karar olması sonunu düşünmeden, kahraman olmayı hiç istemeden yapılan harekettir dostlar var olsun diye.!



Dr.TaKa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2007, Jelsoft Enterprises Ltd.
LinkBacks Enabled by vBSEO 3.1.0
ForumTayfa

Arşiv: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237


ForumTayfa - Link Değişimi
ForumTayfa.Net | Sahil Oto | Nazhar | MySpace TopSites | Voip Destek | | Tamamıucuz.com | Link Değişimine Katılın |
ForumTayfa - Toplist
eXTReMe Tracker
Sitemiz bir forum sitesi olduğundan dolayı, kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. ForumTayfa Yöneticileri mesajları itina ile kontrol etse de, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız iletisim@forumtayfa.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Any member of our web site has the right of adding comments instantly without getting permisson due to the forum structure of our site basis. Althought, our site modarators check comments with care, all the responsibilities sourced from these comments directly belong to the members. If you still find any illegal content in our site ( A.buse, H.arassment, S.camming, H.acking, W.arez, C.rack, D.ivx, Mp.3 or any Illegal Activity ), please report us via iletisim@forumtayfa.com .Your reports will be evaluated as soon as the arrival of your e-mail.