![]() |
|
|||||||
| Magazin Türkiye ve dünyadan tüm magazin haberleri, dedikodular... |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Stajyer
![]() Üyelik tarihi: Dec 2006
Nerden: TRABZON/AYDIN
Mesaj Sayısı: 13.846
Konu Sayısı: 7815
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 17735
Rep Puanı: 1772000
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
|
Magazin Mahkemesi'nde Deniz Akkaya fark atıyor Can Tanrıyar ve ekibinin hazırladığı "Magazin Mahkemesi" fırsat buldukça izlediğim programlardan biri. Ancak programla ilgili şimdiye kadar bir şey yazmadım. Yeni bir program, yeni bir format, biraz zaman tanımak lazım diye düşündüm. Kanaatimce o süre doldu ve sıra geldi "Magazin Mahkemesi"nin taraflarını "Halk Mahkemesi"nde yargılamaya. "Magazin Mahkemesi" televizyon şovu adına iyi bir proje. O nedenle projenin sahiplerini kutluyorum. Her izlediğimde bana Saddam'ı idama mahkum eden yargıcı hatırlatan mahkeme başkanı Utku Kırdemir'i başarılı buluyorum. Kırdemir kendini bayağı bayağı hakim sanıyor. Biri sempatik, diğeri antipatik Programın en başarılısı Deniz Akkaya. İddiasını da, savunmasını da çok sağlam tezler üzerine kuruyor. Bir hafta "siyah" dediğine öbür hafta "beyaz" demiyor. Söylediklerinde samimi olduğu hissini veriyor. "Magazin Mahkemesi"nde ünlülerin avukatlığına soyunan Deniz Akkaya ne denli başarılı ve sempatikse "meslektaşı" Şenay Akay ise o denli antipatik ve başarısız. Sözcük dağarcığı öylesine sınırlı ki hemen bitiyor ve asabileşiyor. Karşısındakileri dövemeyince öfkesini oturduğu koltuktan çıkarıyor, konuşurken bile onu bir sağa bir sola sallıyor. "Gazeteci yazar" Bekir Hazar ise hiç de mikrofonik olmayan sesine rağmen fena performans sergilemiyor. Kaybeden hep "basın" oluyor! Ama durum "magazin muhabiri" Suna Üçkarışoğlu için geçerli değil. Seviye ayarını nedense tam da karşısında oturan Şenay Akay'a göre yaptı. Senkronize el kol hareketleri, kalem çevirmeleri rahatsızlık verici. İki kitap yazmış biri olmasına rağmen o da konuşurken basma kalıp cümlelerin dışına çıkmıyor, derdini anlatamayınca da sinirleniyor. Kendini savunma konusunda sorun yaşayan bir insan magazin medyasını savunmaya kalkınca da hezimet skorlar çıkıyor ortaya. Programın "Sizce kim haklı? Ünlüler mi, basın mı?" anketinden her defasında ezici çoğunlukla "Ünlüler haklı", "Basın suçlu" çıkıyorsa bunun faturası o haberlerle uzak yakın hiçbir alakası olmayan magazincilere değil, yapanlara ve "Magazin Mahkemesi"nde o haberleri savunamayanlara çıkarılmalı. Gereği düşünüldü: "Magazin Mahkemesi" ekibinden Utku Kırdemir, Deniz Akkaya ve Bekir Hazar'ın gösterdikleri performans nedeniyle görevlerini sürdürmeyi hak ettiklerine, Şenay Akay ile Suna Üçkarışoğlu'nun duruşmalar boyunca sergiledikleri kötü performanslar nedeniyle görevlerinden alınmalarına, değil mahkeme salonuna girmek, mahkemelerin önlerinden bile geçmelerinin yasaklanmasına, temyiz yolu açık olmamak kaydı ile tek başıma oy birliği ile karar verdim! "Pars" bir şehir efsanesini bitirdiSinemalarda "Bir Osman Sınav filmi" daha vizyona girdi. "Pars Kiraz Operasyonu"nu TİM'deki galasında izledim. Bolca aksiyon ve dramın yer aldığı filmin sonunda perdeye yansıyan "narkotik bilgiler" bir şehir efsanenin de sonunu getirdi. Şimdiye kadar görünürde yaptıkları ciddi bir ticari faaliyet olmamasına karşın birden zenginleşenler için ne denirdi hep: "Bir kilo toz, bir otobos..." Osman Sınav'ın uyuşturucunun toplumda açtığı yaraları beyazperdeye aktardığı bu filmi nedeniyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü amirlerinden Zafer Ercan'ın danışmanlığında yaptığı "Pars - Kiraz Operasyonu"nun sonunda verdiği bilgilerin gerçeği yansıttığı kanaatindeyim. İşte filmin sonunda beyazperdeye yansıyan uyuşturan bilgiler: "Afganistan'da kilosu 500 dolardan yola çıkan eroin ... Hakkari'den Türkiye'ye girdiğinde, 8 bin dolar ... Yüksekova'da işlenip İstanbul'a ulaşınca, 25 bin dolar ... İpsala'dan Yunanistan'a geçince, 50 bin dolar ... Avrupa'yı kat edip Londra'ya vardığında, 100 bin dolar ... Okyanusu geçip New York sokaklarına çıktığında, 160 bin dolar ... Dünyada, petrol dahil hiçbir şey bu parayı kazandırmıyor!" Hani "bir kilo toz bir otobos" idi... "Toz" mu çok ucuzladı, "otobos" mu çok pahalılaştı bilemem. Ama "Pars"ın ortaya koyduğu bu tablo bir "şehir efsanesi"nin sonunu getirdi. Sosyete CINE5'te Erol Aksoy, TMSF ile anlaşıp geri aldığı CINE5'teki yapılandırmayı sürdürüyor. Şimdiye kadar açıklananlara bakılırsa CINE5'in ulusal kanallarla yarışabileceği projesi yok. Ancak farklı bir yönü var. Erol Aksoy, sosyetenin gözde kadınlarından Derin Mermerci'yi "Başka Yerde Yok"a sunucu yapar da ona dizi çeken Birol Güven geri kalır mı? Güven de CINE5 için çektiği "Metropol Cafe" isimli komedi dizisinde sosyetenin en güzel kadınlarından Güliz Onursal'ı oyuncu yaptı. Bu yarışmadan şarkıcı çıkmazShow TVde ekrana gelen "Şarkı Söylemek Lazım"ın yapımcısı Fatih Aksoy'un, İnci Çayırlı'nın ayrılmasıyla jüri masasında boşalan yere Emel Şenocak'ı alırken ona ne dediğini çok merak ediyorum. Tanıdığım Fatih Aksoy, Emel Şenocak'a "Hocam biz ünlü şarkıcıların koçluk yaptığı bir şarkı yarışması yaptık. Yarışmayı kazanana sadece para vermeyeceğiz, Türkiye'ye yeni bir şarkıcı yapacağız" dediğini sanmıyorum. Ama demişse de ayıp etmiş. Çünkü bu yarışmadan yıllarca milyonların gönlünde taht kuracak bir şarkıcı çıkmaz. Ancak ilk hafta not verirken ve yorum yaparken dikkat ettim Emel Şenocak bu yarışmadan cidden şarkıcı çıkacağını sanıyor. Yapmayın Emel Hanım, konservatuvarla orayı karıştırmayın. "Şarkı Söylemek Lazım" bir televizyon şovu. O yüzden o yarışmada boş yere sesini doğru kullanacak, şarkıları usulüne göre okuyacak insan aramayın. Türkiye şimdiye kadar ki yapılan onca yarışmadan star bir şarkıcı kazandı mı ki "Şarkı Söylemek Lazım"dan da aynı beklenti içindesiniz. Hocam yok yere ne izleyicilerde "sıfırcı hoca" izlenimi bırakın ne de kendinizi gerin. "Hande Subaşı" mı dediniz? Geçiniz. Fiziğinin ve sesinin güzelliğine hiçbir itirazım olamaz ama onda da star ışığı yok. Haftanın gafı "Senin gibi modern bir insanın türkü söylemesi bana enteresan geliyor." Zeynep Tokuş, "Şarkı Söylemek Lazım"da yarışmacı Berke Hürcan'a böyle dedi. Haftanın safı "Hüsnü bizi değil, Deniz Seki'yi seçti. Ayrı evde yaşayacağım ama Hüsnü'den boşanmayacağım, Deniz Seki'yi metres yapacağım." Hüsnü Şenlendirici'nin eşi Nazire Şenlendirici. Haftanın kaybedeni 14 Nisan'da Tandoğan'daki yürüyüşü canlı yayımlamayan "sözde" haber kanalları.
__________________
![]() TRABZONSPOR-KOCAELİSPOR MAÇINI İNTERNETTEN CANLI İZLEYİN(Maçın geniş özeti dahil)[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir. Üye Olmak İçin Tıklayın...] ![]() Tribünün babası KALEARKASI betül35 ![]() |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|