![]() |
|
|||||||
| Magazin Türkiye ve dünyadan tüm magazin haberleri, dedikodular... |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Stajyer
![]() Üyelik tarihi: Dec 2006
Nerden: TRABZON/AYDIN
Mesaj Sayısı: 13.846
Konu Sayısı: 7815
Takım: Trabzonspor
Rep Gücü: 17735
Rep Puanı: 1772000
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
|
'Devrimi herkes kendi yorumlasın' 60. Cannes Film Festivali bu akşam sona eriyor. Altın Palmiye adayımız "Yaşamın Kıyısında"nın yönetmeni Fatih Akın ile 1 Mayıs'la Kurban Bayramı arasında geçen bir hikâyeyi anlatan filmini, 'devrim'i ve 'diğer taraftan' bakabilmeyi konuştuk Fatih Akın Alman, Tuncel Kurtiz İsveç pasaportu taşıyor. Akın Almanya'da yaşıyor, Kurtiz ömrünün önemli bir kısmını Avrupa ülkelerinde geçirdi. Nurgül Yeşilçay yaşadığı toprakların sonuna kadar yerlisi... "Yaşamın Kıyısında", Akın ve Kurtiz'in birlikte çalışmaya başlamadan önceki uzun söyleşilerinde paylaştıkları bir proje. Senaryo şekillendiğinde, asi ruhuyla kolay uyum sağladığı "solcu militan" rolüne Nurgül Yeşilçay seçildi. Diğer oyuncuları da kapsayan bu örtüşmenin katkısıyla "Yaşamın Kıyısında"nın başarısı pekişti. Filmin Almanca adı "diğer taraftan" anlamına geliyor. Türk'e Alman, Alman'a Türk, solcuya lumpen, lumpene solcu gözüyle bakabilen, karakterlerin birbirlerinin yerine geçecekleri yolculukları ve bu yolculukta kurban verilenleri anlatan film, birbirinin aynı epilog ve prolog bölümleri dışında, 1 Mayıs'ta başlayan ve Kurban Bayramı'nda sona eren, aynı süreçte geçen olayları iki ayrı episod halinde anlatıyor. Türkiye'de havada devrim var Akın, "Avrupa'da, Batı'da, zengin bir ülkede işçilerin bayramı 1 Mayıs, aile bayramı gibi bir şey oldu. Birkaç kişi şarkı söylüyor, kimse dinlemiyor. Türkiye, Arjantin, Meksika gibi ülkelerde bu dinamik hâlâ duruyor. Yaşamın diğer tarafında daha varoluşçu bir yaklaşımla ele alınıyor 1 Mayıs. Din de öyle... Almanya'da 1 Mayıs müzeden çıkmış gibi. Türkiye'de arabalar yanıyor. Türkiye'de devrim var havada. Fransa'da da Sarkozy'nin indirileceği konuşuluyor, bilemiyorum" diyor. Akın'a göre "Savaş bitti gibi bir durum var burada. Sol hareketler, G8'e karşı bir hareket var, ama medyadan eksantrik gözle ya da 'terör' diye bakılıyor bunlara. Özgürlük savaşı romantizm, onun gerekliliği Türkiye'de daha çok ön planda." Akın 1 Mayıs olaylarıyla "enternasyonalizm" vurgusu yapıyor ama Avrupa birleşince bu idealin unutulduğuna dikkat çekiyor: "Almanya'da mahkeme siyasi sığınma talep eden Ayten'i (Nurgül Yeşilçay) Türkiye'ye iade ediyor. 'Madem onlar da AB'ye girecek, bizim gibi yasaları var' diye düşünüyorlar. Oysa anayasada ihtiyacı olan herkese sığınma hakkı sağlanacağı yazıyor. İkinci Dünya Savaşı geçmişte kaldıkça bunlar unutuluyor. Bir masumiyet, bir görmezlikten gelme var. Ben Türkiye AB'ye girsin, girmesin diye bir tavır almıyorum. O kadar basit değil bu mesele". Akın, filmde Baki Davrak'ın canlandırdığı Germanistik profesörüne, kürsüden Goethe'nin devrim karşıtı sözlerini okutuyor: "Herkesin kendi yorumunu yapmasını istedim bu sözlerle. Benim devrimci bir geçmişim var. Onların da dogmatik bir yanı var. İran Devrimi de Şah'a, kapitalizme karşıydı ama ardından herkes başörtülü oldu. Ekim Devrimi de bir sürü şeyi yıktı. Goethe bunu anlatmak istiyor". Eylem yerine genelev! Öte yandan Tuncel Kurtiz'in canlandırdığı emekli işçi Ali Aksu'nun Bremen'de yürüyüş yapanlara müstehzi biçimde gülerek genelevlerin bulunduğu sokağa gitmesi, aynı gün İstanbul'da Nurgül Yeşilçay'ın canlandırdığı Ayten Öztürk'ün çatıştıkları bir polis memurunun tabancasını çalması, iki taraf arasındaki siyasi durum çelişkisini vurguluyor. Filmin finaline yakın bir sahnede Baki Davrak, önce siyasi karmaşanın sonra da sokaktaki şiddetin kurbanı olan kızının peşinden İstanbul'a gelen anneyi oynayan Hanna Schygulla'ya Kurban Bayramı'nın dini temelini anlatırken, iki dindeki ortak noktanın farklı uygulamasına dikkat çekiyor. İdeallerin yeniden keşfi "Susanne, altmışlı yıllardaki idealleri unutmuş, kızı sayesinde onları yeniden keşfediyor" diyen Akın, ebeveyn-çocuk ilişkilerine odaklanan filminin politik fonuyla, günümüz AB-Türkiye ilişkileri temelinde Batı-Doğu ilişkilerine de bir metafor oluşturuyor. İlk ödüller Türk filmlerine60. Cannes Film Festivali'nin ilk ödüllerinden ikisi Türk filmlerine verildi. Fatih Akın'ın yönettiği "Yaşamın Kıyısında" Ekümenik Jüri (Kiliseler Birliği) ödülünü alırken, Semih Kaplanoğlu'nun yönettiği ve Yönetmenlerin 15 Günü bölümünde gösterilen "Yumurta", Avrupa Sineması Mansiyonu'nu aldı.
__________________
![]() TRABZONSPOR-KOCAELİSPOR MAÇINI İNTERNETTEN CANLI İZLEYİN(Maçın geniş özeti dahil)[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir. Üye Olmak İçin Tıklayın...] ![]() Tribünün babası KALEARKASI betül35 ![]() |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|