ForumTayfa  

Geri git   ForumTayfa > Sohbet - Yaşam > Psikoloji
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Forumları Okundu Kabul Et

Psikoloji Canınızı sıkan hertürlü olayı bu bölümde paylaşabilirsiniz...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 17.01.08, 02:15   #1 (permalink)
Beşiktaşım hayat sensin..
 
dişi kartal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Nerden: izmir
Mesaj Sayısı: 11.170
Konu Sayısı: 990
Takım: Beşiktaş
Rep Gücü: 14916
Rep Puanı: 1490352
Rep Derecesi : dişi kartal 0-120000dişi kartal 0-120000dişi kartal 0-120000dişi kartal 0-120000dişi kartal 0-120000dişi kartal 0-120000dişi kartal 0-120000dişi kartal 0-120000dişi kartal 0-120000dişi kartal 0-120000dişi kartal 0-120000


Standart Aksiyete Bozuklukları




Anksiyete batı dillerinde yaygın bir kelimedir ve dilimizde kaygı, sıkıntı kelimelerine karşılık gelmektedir. Yukarıdaki başlığı dilimize "kaygı bozuklukları" olarak çevirebiliriz. Ama anksiyete kelimesinin içerdiği anlam bundan fazladır. Dilimizdeki endişe, evham, daralma, bunaltı, afakan, stres kavramları da anksiyetenin içinde kapsanır. Bu nedenle anksiyete terimini yazımız boyunca kullanma gereğini duyuyoruz.

Anksiyete bir duygudur. Tüm duygular gibi tarifi zordur ve herkes tarafından farklı hissedilebilir. Çoğu kez korkuya, kötü bir şey olacakmış gibi bir endişeye ya da bilinmeyen bir şey tarafından kuşatılmış gibi hissedilen bir baskıya benzeyebilir. Hafif bir tedirginlik duygusu, huzursuzluk, gerginlik gibi de olabilir. Bu duygu bir tür ruhsal ağrı gibi de tarif edilebilir. Bu insana öyle bir ruhsal azap verebilir ki bir çok insan bu duyguyu hissetmektense fiziksel bir ağrı ya da hastalığı buna tercih edebilir. Fobilerde ya da panik atakta olduğu gibi çok keskin bir korku gibi de hissedilebilir. Bu da çok rahatsız edicidir.

Psikiyatride anksiyete bozuklukları başlığı altında şu bozukluklar bulunmaktadır:
- Obsesif, kompulsif bozukluk -saplantı zorlantı bozukluğu-
- Panik atak
- Fobiler ( özgül ya da sosyal )
- Post-travmatik stres bozukluğu

Bu bozuklukların hepsinde anksiyete bir şekilde yer alır ya da rol oynar. Aslında diğer birçok hastalık ya da problemde anksiyete bir şekilde yer alır. Örneğin; depresyonda sabah anksiyeteleri, psikozlardaki anksiyeteler ya da stres bozukluklarındaki anksiyeteler gibi .
Psikiyatride hala sınıflama ve terminoloji sorunları yaşanmaktadır. Bunun başta gelen nedeni hastalarımızın ya da hastalıklarımızın çok karmaşık olmasıdır. Bu arada sıkça kullandığımız bozukluk kelimesine de açıklık getirmekte yarar var. Bozukluk -disorder, hastalık- disease kelimesinden daha farklı anlam içerir. Bozukluk bir işlevin işleyişinde ortaya çıkan aksaklığı ya da sapmayı vurgular. Hastalık ise eni -konu , boyutları, gidişatı, neden- sonuç ilişkileri ve tedavisi daha belirlenmemiş bir durumdur. Bu nedenle panik atağı olan bir bireye de panik bozuklu birey demek panik hastası demekten daha uygundur. Bir çok alanda tümüyle normal olan bu kişi negatif duygulara ve yoğun sıkıntıya neden olan bir duygu düşünme bozukluğu yaşamaktadır ve bu durum zaman zaman sosyal işlevlerini de bozabilmektedir.
Anksiyetenin nedeni nedir ve neden bazı kişilerde diğerlerinden daha yoğun ve aksaklık yaratacak düzeyde yaşanır?
Bu soruların yanıtı henüz açık olarak verilememektedir. Özellikle birinci sorunun yanıtı psikiyatri dışı bilim dallarını da işin içine sokar. Sosyoloji, felsefe, biyoloji, antropoloji bunlardan bazıları. Örneğin ünlü filozof Heideger'e göre insan doğuştan sıkıntıdır ve hayatı boyunca hep sıkıntılı kalacaktır. Buna varoluş sıkıntısı der. Nedeni de insanın varoluşuna bir anlam bulamamasıdır. İnsana göre, kalemin amacı yazmak, kağıdın amacı yazılmaktır. Bitkilerin ve diğer canlıların da amacı vardır; en azından besin zincirini tamamlarlar. Ama insanın belirlenmiş bir amacı yoktur. Kendini hep tarif etmeye, hayatına anlam yüklemeye çalışır ama çoğu zaman anlam arayışına geri dönmek zorunda kalır Heideger'e göre. Bu görüş belki tüm insanların neden zaman zaman nedenini bulamadıkları sıkıntılar yaşadıklarını açıklayabilir.

İnsanın sosyal bir varlık olduğu için dürtülerini baskılamak zorunda kaldığı bu yüzden anksiyeteli olduğu -süperego, id anksiyeteleri-, erkek çocukların penisini kaybedebileceği için (kastrasyon anksiyetesi), küçük çocukların ailelerinden ayrı düşebileceği için anksiyete yaşadığı (seperasyon anksiyetesi) gibi birçok teori vardır. Sonuç olarak genelleme yapılmaya çalışıldığında açık ve kesin bir yanıt yoktur. Ama kişiye özel ele alındığında yanıt bulmak daha kolaylaşır.
Bu yüzden ikinci soruya -neden ben?- yanıt oluşturmak daha kolaydır. Neden bazı kişilerde anksiyetenin yoğun olduğunun daha kesinleşmiş nedenleri vardır. Bu nedenler genelleşemez kişiye özel kalır. Örneğin bir bireyde kötü çocukluk deneyimleri, bir diğerinde biyolojik yada genetik faktörler etkili bulunabilir.
Anksiyete bozukluklarından birinden muzdarip olan bir kişinin bunlardan daha önemli bir sorusu vardır. ''Ben bu sıkıntıdan nasıl kurtulurum?''. Bu üstelik acil yanıt bulunması gereken bir sorudur. Psikiyatri bu konuda epey yol almıştır. İnsanların yaşadığı anksiyete sorunları çok büyük oranda azaltılabilmektedir. Anksiyeteyi yenme için birçok psikoterapi tekniği ve ilaçlardan yararlanmaktadır. Öncelikle psikoterapiyi ele alırsak; psikoterapi tekniklerini kabaca ikiye ayırabiliriz. Analitik yaklaşımlarda bireyin psikolojik kurgusu içinde nedenler araştırılıp anlaşılmaya çalışılır. Diğer yaklaşım ise nedeni çok önemsemeyip yeni düşünce ve yaklaşımlar üreterek var olan sorunu yenmeyi hedefleyen yöntemleri kullanır. (Davranışcı ve kognitif yaklaşımlar)
Anksiyetenin bileşenleri önemli ve karmaşıktır. Örneğin obsesif kompulsif bozukluklu bir bireyi ele alalım. Bu kişi hep ellerinin kirli olduğunu düşünmektedir. Bu yüzden yoğun anksiyete yaşamaktadır. Kişi ellerini yıkayarak anksiyetesini azaltmayı düşünür. Bir süre bu sistem yararlı olur.
Ama sürekli anksiyete ürediği için el yıkama sayısı artar. (günde 20- 30 kez) Ardından ellerini sık yıkadığı için anksiyete yaşamaya başlar. Bu durumda iki türlü yaklaşılabilir. Ya kişinin saplantısını tedavi ederek ya da el yıkamalarını azaltarak anksiyeteyi azaltırız. Ya da anksiyeteyi bir yolla azaltarak saplantı ve zorlantıları azaltabiliriz. Bunları yapmak terapist için kolay da olabilir zor da.
İlaçlar konusunda gelişmeler giderek artmaktadır. Kuvvetli anksiyete giderici ilaçlar
(anksiyolitik) vardır. Ama bunların çoğu yeşil reçetelidir ve bağımlılık riski vardır.
İkinci bir seçenekte antidepresanlardır. Antidepresanların düşük dozda kullanımları ile anksiyete giderici etki sağlanabilir. Bu ilaçların doktor kontrolünde uzun kullanımında risk yoktur. Anksiyotilik etkili başka ilaçlar da vardır.

Gevşeme egzersizleri, soluma teknikleri, spor da anksiyeteyi azaltmak için yararlıdır. Sonuçta anksiyete gerek terapi yaklaşımları gerek ilaçlarla % 95 oranında azaltılır ya da ortadan kaldırılır. Tam bir başarı elde edilemeyen durumlarda ise bireyin en azından rahat, huzurlu periyotları olması da kazanımdır. Birazcık anksiyetenin de hiçbir zararı yoktur. Birçok insan anksiyeteli dönemlerinde yaratıcı olur ya da hayatında yapması gereken değişiklikleri gerçekleştirir. Ama yüksek anksiyete daima ketleyicidir. Azaltmak için çare aranmalıdır.
dişi kartal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık




Powered by vBulletin Version 3.6.4
Copyright ©2000 - 2007, Jelsoft Enterprises Ltd.
LinkBacks Enabled by vBSEO 3.1.0
ForumTayfa

Arşiv: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237


ForumTayfa - Link Değişimi
ForumTayfa.Net | Sahil Oto | Nazhar | MySpace TopSites | Voip Destek | | Tamamıucuz.com | Link Değişimine Katılın |
ForumTayfa - Toplist
eXTReMe Tracker
Sitemiz bir forum sitesi olduğundan dolayı, kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. ForumTayfa Yöneticileri mesajları itina ile kontrol etse de, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız iletisim@forumtayfa.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Any member of our web site has the right of adding comments instantly without getting permisson due to the forum structure of our site basis. Althought, our site modarators check comments with care, all the responsibilities sourced from these comments directly belong to the members. If you still find any illegal content in our site ( A.buse, H.arassment, S.camming, H.acking, W.arez, C.rack, D.ivx, Mp.3 or any Illegal Activity ), please report us via iletisim@forumtayfa.com .Your reports will be evaluated as soon as the arrival of your e-mail.