![]() |
|
|||||||
| Romantizm & Duygusal Yazılar Sevgi, aşk, romantizm adına herşey... İçinizi dökmek sevginizi haykırmakmı istiyorsunuz bu bölüm tam size göre... |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Süper Tayfa
![]() Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesaj Sayısı: 6.536
Konu Sayısı: 3621
Takım: Fenerbahçe
Rep Gücü: 10322
Rep Puanı: 1031462
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
|
![]() ![]() ![]() Her şey anılarda kalmıştı. Yaşananların tümü, ardımda kalan ve geriye bakıldıkça ufuktaki ucu kaybolmaya başlayan ince uzun bir yol gibiydi. İsteğim dışında, yaşadıklarımdan uzaklaştıran zaman adlı araçtaydım sanki. Önümde uzayıp gidiyordu yol, çağrılarıma kulak asmadan. Geri dönmem imkansızdı. Ve ben, anılarımın en tazesi olan, o soluğun boynumu yakışını, o yüreğin yalnızlığımı ısıtarak üşüyen çocuk yanımın gözlerinin parlamasını, yüzüne mutluluğu dağıtan gülümsemeler bırakmasını kaybetmek istemiyorum. Bunun için gözlerimi ve kulaklarımı tüm görüntü ve seslere kapamam gerekiyorsa, bunun için bedenimin havayla temasının kesilmesi gerekiyorsa, bunun için içime çektiğimde gül bahçesindeymişim gibi huzur veren saçlarının kokusunu hücrelerimde tutmam gerekiyorsa ve bunun için ille de o âna çakılı kalmam gerekiyorsa, buna da kabulüm. Zaten yaşam, ölümle tanışmayı kaçınılmaz kılmıyor mu? Zaten ölüm, dünyadaki tüm canlıların yaşam süreçlerinin son evresi değil mi? Bu, korkak yanımın istemi. Hani her şeyin kolayına kaçan. Savaşmayı, mücadele etmeyi, zorluklara göğüs gerebilmeyi göze alamayan. İçinde bulunduğum ruh halinde de, bir gecenin büyüsüyle yetinen ama sonrasındaki yaşanacakların da büyüyü bozabileceği ihtimaliyle korkak davranan ve buna direnme gücünü kendinde bulamayan. O en pısırık, en sinik ruh halimin istemi. Oysa, gözü pek, atak, hiçbir şeyden korkmayan ve yılmayan yanım var bir de! Karaya bezenmiş anaların çektiklerinden…! Kahpeliğe tükürürcesine onurlu durduklarını haykıran…! Yaraya tuz bastıran cinsten…! İşte, o yanımın sesini bastırabilmem mümkün değil…! Bir yanım, yani korkak olanı, gururla yürümek istiyor ölüme. Korkak yanımın ölme arzusuna karşı, diğer yanım inadına tekrar, tekrar yaşamak istiyor. Yürürken aşkın aldatıcı çiçek deryasıyla donatılan yolunda, beynimdeki bu iki yanımın çelişkileri çarpışıyor amansızca. Kişi aşık olduğunda cennetimsi renk ve kokuları yayan çiçeklerin sonunda, yarin eşiğinde beklediği düşsel bir ev hayal eder hep. Ola ki, yoluna çıkacak devedikenlerini, bir darbede koparıp parçalayacağını sanır insanoğlu. Hatta o devedikenlerinin varlığı da aklına gelmez kimi zaman. Aşk, bu denli toz-pembe eder her şeyi. Oysa aşk, acısı tadıldığı zaman anlam kazanır. Aşk, tarifi imkansız sancıları yaşattığı zaman güzelleşir. Yalnızlığı iliklerde duyumsattığı, soluk alışı hissettirmediği, körleştirdiği, sağırlaştırdığı, şuursuzlaştırdığı zaman değer kazanır aşk…! Aşk, acı damıtır…! Ve acının büyüklüğü, aşkın büyüklüğünü öğretir bize. Masalsı aşkların ortaya çıkış nedeni de budur…! Dilden dile yayılan hangi aşk acıyı tatmamıştır? Mecnun, çöle mi düşmedi? Ferhat dağlarımı delmedi? Daha niceleri, tarifi ancak yaşanarak anlaşılabilen acılarla tanışmıştır. En ölümsüz aşk, kavuşulmadan kişiyi acı ile tanıştıran değil midir? Hangimiz bunu yadsıyabiliriz? Öyleyse, aşkın en mutlu anlarını yaşadığımda, beni duygu sarhoşu eden sisli yollarında kaybolurken, korkak yanımı dinleyip, ölümü seçersem, aşkın en güzel, en tatlı, en harika yanlarını, yani acılarını yaşamadan veda etmiş olacağım. Yani, tatmak istediğim mükemmelliklerin neler olduğunu bilmeden "hoşça kal," diyeceğim yaşama, öyle mi? Kısacası, kendime ihanet edeceğim ha…! Yok öyle yağma! Bu düşünceler doğrultusunda haykırmak istiyor cesur yanım. Sonrasında söyletiyor yüreğime bir şair edasıyla; bağırıyorum isteyen yanlarımın çağrısına uyarak; aşkın acı tadı için… Hadi dol, ellerime dol…! Gecelerime dol…! Acıt…! İncit…! Ağlat…! Özlet kendini…! Söylet, sensizliğin türkülerini…! İstediğimde, tadılmazlığını yaşat bana…! Kavuşamamanın ne demek olduğunu öğret bana…! Deş, sensiz yanlarımı..!"
__________________
![]() [Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir. Üye Olmak İçin Tıklayın...] " Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir " M.KEMAL ATATÜRK ![]() ![]() |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|