![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Süper Tayfa
![]() Üyelik tarihi: Dec 2006
Mesaj Sayısı: 7.493
Konu Sayısı: 91
Rep Gücü: 7346
Rep Puanı: 733785
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Kaptırıldıkları şey mütemadiyen kiracı bulurum avuntusudur ya işte tamı tamına o bütün derdi kaskatı bir dinamo temin edemezsem ölürümde dondurulan güç var ya işte tamı tamına onun sıhhatini ispat etmesine umulmadık bir katkı sağladığı için Niyazi Sayın’ı Acapulco’da ağırlamak senaryosu hazırlıklarının gişe beklentisine tanınan imtiyazı ön sıraya çekmekten ziyade Pentagon ağırlıklı üretim çevrelerince göz önünde tutulmaya münhasır Bach çalıp göbek atmak tavrı bir çıtçıtmış gibi değil de bir pıtpıtmış gibi algılandığında ki hiçbir araştırma şimdiyedek karşımıza başka türlü algılandığına veya algılanabileceğine dair herhangi bir emare çıkarmadı işi mazeret merdivenine gözünü dikmeye tevessül etmeden yüklendiğine kanaat getirilen mirastan mahrum kaçağı ayazın alnına bırakılmış küle siyme yarışından sağ çıkacağı ihtimalini hep akılda tuttuğumuz bir esmere rağmen koçulur vasfıyla sahile indirdiyseniz sizi öksüz çobanın selâmını almaktan melankolinin canıtez esintisinde eziliş boğuntusu şahsına vız gelip tırıs gittiğinden olsa gerek yine mi iş başa düştü daraltısıyla törende meslastikli bulunma bezginliği muvacehesinde bin dereden su getirme kurnazlığına sapma ihtiyacı duymaksızın kurtaran bindallı taklidi naylon çaputu sıradanlığı bahane ederek çalım satma vasıtası şekline soktuğuna dair beyhudelik ezikliğine mensup ne yapsak içimizden atamadığımız fosilleşmiş yeni yetmelerden hangisinin eliyle olursa olsun önünüze öd kopartıcı bir süratle adeta bir harita paftası gibi açılıveren fermandan bozma itirafnameyi tasnifinizde barok çağın çok sık rastlanan höpürtülerini aratmayacak üsluptaki çekicilikle mahremiyet babına dahil etmeniz tel’in olunduğunuz haberinin sadece takbihe uğramak talihsizliği yolunda tefsir edileceğinden benim adam boyunu aştığı bence bittecrübe sabit o iki metre derinlikteki aklığıyla körleştiren kar çölünün sathında kilometrelerce yürürken ruzveltlerimin altına mı üstüne mi diyeceğimi bilememe aczine düşmüşlüğümle takındığım Norveç malı hediğin inatla ruhuma gerek rahatta ve gerekse esas duruşta ne iğfale ne tahrike meydan verme ehliyetine sahip seyreltide tesir edişine bir pay tanıyarak neyi nerede hangi kesafetin dolandırıcılar nezdinde taklidiyle vakit kaybetmenin kaş yaparken göz çıkarmak kontenjanı kabul edilen ziynet takdirine eş tutarcasına tahsil etmiş olursak olalım yayla bulutlarındaki pembelik yaylacıların güğüm gürültülerine çıngırak anlamı vermek aşkına beşerin tasavvur sahasında hilkatin fevki diye bir mefhum yer alamayacağı istikametindeki itikadım nispetinde müteşabih telâkki edildiğinden şüpheye mahal yoktur. Hayır, bin kere hayır! Bırak fısk dolu âyinlerinizin bahşettiği imkân nispetinde kasvetin alâyişini sabah akşam körüklendiği tapınaklarınızın kenar avlusunu süpürme fikrini aklımdan geçirmek mücavir semtlerinden bile geçmedim kendinizden geçerek birbirinize neler yaptığınız o yerlerin. Allah tez zamanda belânızı versin. Siz ikiniz nacağı kıracak kadar öfkemi kabartanlardan olmayacaksanız yine mutlaka sizlerden biri olacaktır. Kabar istediğin kadar istediğin sıklıkta kabar gelmez bunun bir pörsüdüğü vakit diyen dayak yememiş besbelli. Öfkenin kabarması seferberliğin arifesindeki pandispanyanın kabarmasından bile dudak büktürücü küçüklükte bir manzaranın ihmale gelir parçası artık. Ayrıntı değil parça. Paça. Bana dökmeci sıkmacı palangacı ecirci sabırcı zannıyla muameleniz muhtemel ünsiyeti tebahur ettirdi. Beni söğüşleme teşebbüşlerinizdeki tırtıkla cidden incindiğim halde hangi cehennemden yolunuzu buluyorsunuz diye bir Allah’ın günü gelip size sormadım. Buna mukabil aranızdan biri gelip münasebetsizce çarpar korkusuyla aldığım tedbirler her Allah’ın günü canımı burnumdan getirdi. fiehrin ablak kesimlerini görmezlikten gelinemeyecek miktarda biperva kapladığınız az gelmiş sanki de zeytinyağı timsali üste çıkıp ne günlere kaldık deme şirretliği gösterirseniz herbirinizin ağzını carttadak yırtarım. Ne yani elbette postallı elbette palaskalıyım. Sayısı hiç önemli değil size çok hayatta kaldığınız her bir gün. Hayattan şikâyetiniz dayanılmaz bunalımlardan beter işkencelere sürüklenmek diye dillendirilmişse size az. Adam olmak diye bir şey kaldı mı ki sizi lunaparka sürükleyen bira kokusu uzun taşkınlığıyla Vistül ırmağı görüntülerini vahlanan kaşıntılarınıza ilâve edip Polonya Lehistan adıyla anılırken mazi mazısını sıkıp suyunu çıkarmayı kimlik endişesi tahtında üst beni bene bende benden kondursun. Faaliyetine ispirtoyla başlayan gazocağının kısık ateşinde pişip dünya kadar masraşa önünüze konan yemeklerin tel dolapta ekşimesine bir perspektif getirmeyenlerin özür beyanı öyle arabesk öyle kalleştir ki neşrettikleri ter kokusunu ha ifadenin gücü ha gücün ifadesi biçiminde dayatmaları arabeskin dûnunda kaleşnikofun kuburundadır. Zaten zırt pırt görevdi izindi tatildi rapordu nikâhdı sünnetti cenazeydi yok bilmem daha neydi deyip neyse artık fazlasını aklımızda yer ettiğine rağbetle mutlaka kelimelere dökmek hepimiz için bir boşvermecilik nişanesi olacaktır. fiartların bir yanda kelimelerin ise diğer yanda olduğuna dair haberi yıldızlarına bakarak ve onların barışıklığı hiçbir zaman tatmadıkları dikkatini vakıadan esirgemeyerek doğrulayacaksınız. Geçimsizliğe hangi taraf sebep oluyor sorusuna dalmadıkça ikisinin de size bir-ki bir-ki bol bol nefes aldırmakla kalmayıp ne yere ne de zamana aldırıp hayat öpücüğü furyası yarattıklarına şahit olacaksınız. Yine de çörek otu ve zerdeçal modasıyla âyan olan cumhuru keller ve topallar eşliğine izafe edilen yardım yüzünden kızılca kıyamet intibaı uyandıran alaylarca kapı kapı gezdirilmedikçe hiçbir temmuz teskeresiyle mücevheri düşürtmez gecenin pankreası. Söz şartlara da kelimelere de uzaktır. Söz uzaklaştı. Türk ilinde tek başıma sözün uzaklığına tahammül ettim. Rayiha kaldı. Buna misafirperverlik değil tahammül denmelidir ve üstüne kiloyla değil tane hesabı satılan limonlardan sıkıp yenmelidir. Neden derseniz sözün sözü sular seller gibi bilenlerin ölçemediği yedeğe alınamaz atmosferik değeri kaybolacak cinsten benzeşimi geceyi geçirmek için rayiha bana mülâki oldu. O pürüzsüz o pir ü pak o tiril tiril o sır dolu ısır dolu dolu o dişil duruşu o serin işvebazlığı o asude simetrisinin davetkârlığı ne demezsin deyimiyle kirlenmemek biraz daha açık konuşalım çimdiklenmemek kastı güdüp bende gizlendi. Ne iyi olmuş. Ter ü taze. Ye Ye Ye. Her vakit vurucunun hınk deyicisi olmayışını kutluyor. Tembel. Kırık mandal durumuna düşmeyişinin kirasını yiyor. Tünel fikrini sırf dikkati kaydırmak için ortaya atmadıklarının delili yok. Onlar gibilerin analarını bilirim. Nasıl Greta Garbo’nun 1990’da öldüğü insana inanılacak şey gibi görünmüyorsa hayaliyle status quo sarımsağına sızmayı başaran kasıkların afişini Toulouse-Lautrec’in yapışı da olayı kavrayışımızın yön değiştirme boşluğundan bilistifade duyarlık alanından kurtuluşun duyarlığına sahip çıka çıka ne kadar kendimizden saklarsak o kadar kendimizi içine sakladığımız gayri maddi tüm insanlık dinamosunun yerini tutacağı söylentisi güç saplantısıyla rekabeti ayarında roman okursam başım göğe mi erecekten başka nakarat bilmeyen hüma kuşlarının açıklarını çiçek sulayarak giderme hilesine saptıkları nah şuracığa zamanı gelince suratlarına çarpmak üzere yazılacağı doğrultusunda sermayeye atfedilen koz hesap dışı tutulamaz meyanında istihraçta bulunuşla beraber asla maziden ipini koparıp gelmiş demiyeceğim tazının mazılıktan fişek gibi bir fırlayışta sözümona facialar süreğini sürecine sabaha kadar sürdükçe süzdürdüğü sızma fala aptalın vezne sitayişle attığı taşla bizden hiç kimsenin burnunu kanatamadığı bel altı para bezminde vezin yüzdürmece karşılaşmaları tazyik hasıl edemeyecek kertede yeni zaman boyutu zannına düşmek bildik bilindik bildirik anlatıları alaya almasıyla ünlü keçeleşmiş Tarabya’nın asker ressamlardan günümüze kadar şunca yağlıboya fosur fosur üstübeç nağme ara nağmeye ara nağme nağmeye sündürülerek ilk unutulacak olanın en derin izi çizdiğine belki de asma yaprağının su nanesine mülâhazalandırılmasına mahsus bir an var mıdır sorusuna iyiden iyiye askıntılık edenlerden en gözü dönmüşünü trençkotunun kuşağını basamağa düşürme pahasına şehir otobüsünden yuhalanmak korkusu eteklerini ıslatırcasına inmek zorunda bırakışın sene-i devriyesinden başka bir şey değildir. Evet, odur. Onun için şirketimizin kuruluş daha açıkçası eklemleniş yıldönümünde şampanya ikame olunur nobranlığıyla patlattık köpüklü şarapları. ALINTI Konu mm407 tarafından (28.06.07 Saat 17:43 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Deneyimli Tayfa
![]() Üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: İstanbul
Mesaj Sayısı: 3.513
Konu Sayısı: 449
Takım: Galatasaray
Rep Gücü: 1873
Rep Puanı: 186877
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
|
Yarısında pes ettim... Dj Ayça şenbaşkanın konuşmasından bir buklemidir nedir bu...
__________________
Sağlıcakla Kalın... |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|