![]() |
|
|||||||
| Tiyatro & Edebiyat Tiyatro & Edebiyat hakkında tüm bilgileri paylaştığımız bölüm... |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Bilgili Tayfa
![]() Üyelik tarihi: Dec 2006
Nerden: Medine
Mesaj Sayısı: 1.452
Konu Sayısı: 893
Rep Gücü: 3970
Rep Puanı: 396744
Rep Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
Ruh Hali:
|
Kırabilirsen içindeki esaretin paslı zincirini, belki de devşirenlerden olursun murâdın incirini? Böyle söylemişti bir dost bir vakitler? Ne hoş söylemiş? Lâkin hoş söze, loş mekânlar meftunu gönlüm nasıl icâbet eylesin? Aşk? Üç noktalı kıvrımlar boyunca, parsellerken uçsuz bucaksız hayal denizimi? Kimden medet umayım ey ehl-i dîl? Elimde, Ayasofya?ya çıkan taş döşeli yokuşta bulunmuş sahipsiz bir mendil? Ki; mendil buram buram meçhul yâr kokar? Gözlerimde, delikanlılık günlerinden kalma, eskimeyen yeni olduğunu dimağıma kazıyan bir hayal? Ses tellerimin ısrarla esaret tattırdığı bir isim? Kalemimi bandırdığım kan hokkasına, zülfünün bir telini düşüren bir yediveren? Ve sırat kesilen yalnızlıklarda, her daim karşı kıyıda bırakılmış yüreciğim? Serâba soyunan vahalarda, bir maralın izinden giden zavallı yiğit? Ne de mahzun bakıyorsun gün doğumuna? Sadağındaki son kırık ok, yayın davetine aldırmıyor değil amma? Amma? Şeddeli harflerle remzedilmiş bir hikayeden öteye geçemiyorsun bu defa? Bu defa? Kızıl bir şala bürünerek arz-ı endâm eyliyor bak cefâ! Ellerimden ellerini? Sende mi çeker oldun ey vefâ! Der gibi bakıyorsun? Bu defa? Acıdan tuğlarla yükselen bir kulenin fevkinde, hüzünlerin cümlesine hükmeder gibi bakıyorsun? Sen hep geç kalmışsın be adam! Şehirlerle giriştiğin cümle kavgadan arta kalan tehirlerinden başka neyin var ki? Hem? Yâr bildiğin yâr? Ne kadar yâr ki? İncitilmenin yekûnudur senin her nefesin? Her ne kadar incinsen de ansızın kayan yıldızların yeliyle, sen? Aşk dağlarında gezinen bir hayalet misâli? Çobanların türkülerinde vücut bulan bir efesin? Efsunkâr kanatlar sana çırpındıkça, daha bir gök kesilir gönlün? Belkide maviye vurgunluğunun esbâb-ı mûcîbesi budur? Kim bilir? Kanun sesiyle titreyen rüzgârın derdini dinledim az evvel? O da senin gibi? O da Galiblerden? Fuzuli geçen vakitlerin biriktiricisi bir mağlubu ziyaret eden rüzgârın sesinde? İstanbul?dan izler vardı? Öyle ki? Rüzgârın sinesinde, Barbaros?un kalyonuyla ufka uzandığı gazi denizler vardı. Cezayir türküleriyle sarmalanmış menekşeler vardı rüzgârın ellerinde? Ve bir sen vardın mızrabı yitik cân sazımın yorgun tellerinde? Ben, beni aramaktan yorgun ve dahi bulmak ümidini muhafazaya mecbur? Diz çöktüm hayalinin önünde? Ceylân derisine, misk-i amber kokan bir hatla yazılmış bir fermanı okudum can teslim eder gibi? Telkâri işlenmiş gümüş kuğular yapıp uçuruyorsun hâlâ? Âlâim-i semâya yalvarıyorsun renklerden nasiplenmek için amma? Karanlığın rengiyle iğfal edilmiş bütün arzuların? Gidenler dönmeyecek ey garip? Gidenler dönmeyecek? Ve sen ey garip! Korkma? Ateş-i aşk ile savrulduğun cânânın ellerinde bıraktığın alev katreleri, mahşere dek sönmeyecek! Ağyâr tutamayacak o yârin ellerini hiçbir zaman? Senin ateşin kül edecek rakibin ellerini? Senin olmuş o yâr, ateşinin bekçiliğinde ihtiyar olacak? Belki? Rabbim insaf nasip ederse o bîvefâya? Sana râm olduğu gün bahtiyâr olacak? Daya sırtını sır duvarlarına ve bekle birkaç ömür daha? Göreceksin hakikat başına yağacak nihayet? Haydi garip, oku bakalım sabır veren Kitâb-ı Yegâneyi ayet ayet? Güçer Kafa
__________________
[Sadece Kayıtlı Kullanıcılar Linkleri Görebilir. Üye Olmak İçin Tıklayın...]
Sakın üzmesin seni karşılıksız sevgiler, Bağrına taş basarsın acılar bir gün diner, Giden gitsin aldırma yangınlarda söner, Sakın bakma ardına KRALLAR ÖNDE GİDER... |
|
|
|
![]() |
| Tags: kirik ok |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|